<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
    <channel>
        <title>Ekonomim TV</title>
        <link>https://www.ekonomimtv.com/</link>
        <description>Ekonomim TV, ekonomim tv haberleri, gündem haberleri, son dakika, şirket haberleri, ekonomi haberleri, ekonomim haberleri, yatırım haberleri, türkiye haberleri, borsa haberleri, yazarlar, finans, www.ekonomimtv.com</description>
        <language>tr</language>
                                <item>
                <title>Duygusal çöküş döngüsüne dikkat!</title>
                <category>YAZARLAR</category>
                <link>https://www.ekonomimtv.com/haber/duygusal-cokus-dongusune-dikkat-12369</link>
                <guid>https://www.ekonomimtv.com/haber/duygusal-cokus-dongusune-dikkat-12369</guid>
                <description><![CDATA[Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Trabzon’da 13 yaşındaki Abdulkadir Eymen Bilgin’in evinde hayatını kaybetmesi ile başlayan dijital oyun tartışmalarına ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><em>ekonomim&nbsp;</em></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><strong>Bilgisayar oyunu tek başına bağımlı yapmaz!</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><strong>Dijital cihaz kullanımında yaş sınırlarına dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, ailede kaliteli beraberliği yakalayamayan çocukların daha fazla risk altında olduğunu ifade etti.&nbsp;</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><strong>“Bilgisayar oyunlarına kendini fazla kaptıran çocuklarda bir duygusal çöküş döngüsü oluşabiliyor.” diyen Prof. Dr. Tarhan, karşılanmayan her duygusal ihtiyacın başka bir yerden telafi edilmeye çalışıldığını söyledi.</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px">Trabzon'da ortaokul öğrencisi 13 yaşındaki Abdulkadir Eymen Bilgin evindeki odasında hayatını kaybetmiş halde bulunması, Bilgin'in, oyundaki görevleri yerine getirmek için yaşamını sonlandırdığı iddiaları oyunların çocuklar üzerindeki etkilerini tartışmaya açtı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px">Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr.&nbsp;Nevzat Tarhan, dijital oyunların çocuk psikolojisi üzerindeki etkilerini değerlendirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px">Prof. Dr.&nbsp;Nevzat Tarhan, “Bilgisayar oyunlarına kendini fazla kaptıran çocuklarda bir duygusal çöküş döngüsü oluşabiliyor. Oyuna kapılıyor, oyun ona çok çekici geliyor. O anda beyin ucuz dopamin üretiyor. Kolay ve hızlı dopamin üretildiği için çocuk haz odaklı bir yönelime giriyor. O yaşlardaki çocuklar hazla mutluluğu ayırt edemiyorlar. Oysa haz ayrı mutluluk ayrı. Haz kısa vadelidir, geçicidir, yanıltıcıdır nörobiyolojik karşılığı dopamindir. Mutluluk ise uzun vadelidir, kalıcıdır ve sosyal bağlanmalarla ilgilidir. Bunun beyindeki karşılığı serotonindir. Son 3-5 yılda yapılan çalışmalar da bunu daha net ortaya koydu. Böyle bir durumda çocuk, dopamin odaklı bir yaşam öğretisine kendini kaptırıyor. Eğer ebeveyn gözetimi yoksa bilgisayar kullanımıyla ilgili bir disiplin oluşturulmamışsa hangi çocuk olursa olsun kendini orada kaptırabilir. Ev kurallı bir ortam değilse aile, anne-baba çocuğa kılavuzluk yapamıyorsa bu ciddi bir risk oluşturur. Aslında bilgisayar oyununun kendisi intihar ettirmez ya da tek başına bağımlı yapmaz. Sorun oyunda değil oyunu kim oynuyor, ne oynuyor, nerede ve hangi zeminde oynuyor… Asıl belirleyici olan budur.” dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.ekonomim.net/public/images/detay/Ekran%20Resmi%202026-02-23%2015_05_09.png" /></span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><strong>“Gerekçelerle hayır demek gerekiyor”</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px">Dijital cihaz kullanımına ilişkin yaş sınırlarının önemine vurgu yapan Prof. Dr. Tarhan; “Şu anda dünya devletlerinin yaptığı ortak bir uygulama var. Üç yaşına kadar çocuğun eline akıllı telefon ya da tablet verilmemesi. İsviçre, Norveç gibi ülkeler üç yaşına kadar bunu kesin biçimde yasakladı. Çünkü beynin en hızlı geliştiği dönem o dönem. O yaşta çocuğu buna kaptırdığınız zaman sonrasında elinden almak gerçekten çok zor oluyor. Üç yaşına kadar hiç vermemek, on yaşına kadar günde yaklaşık bir saatle sınırlandırmak gibi bazı ilkeler var. On beş yaşına kadar da çocuğun kendi adına bir sosyal medya hesabı açmaması bunun yasal, meşru ve onaylanan bir alan olmadığını bilmesi gerekiyor. Bu kararlar gecikmiş kararlar. Dünyada bunun olumsuz sonuçları görüldüğü için bu şekilde düzenlemelere gidildi. Hiç olmazsa on yaşın üzerindeki çocuklar için de ‘Devlet böyle yaptı, dünyada uygulama bu yönde.’ diyerek, zorlayarak değil ikna ederek, gerekçelerini anlatarak hayır demek gerekiyor.” şeklinde konuştu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><strong>Küçük yaştan itibaren ebeveyn gözetimi önemli!</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px">Ebeveyn gözetimi olmadığında çocuğun dijital okuryazarlığının gelişmeyeceğinin altını çizen Prof. Dr. Tarhan; “Önemli olan küçük yaştan itibaren ebeveyn gözetimi. Çocuk savaş oyunu bile oynasa anne-baba gözetiminde oynamalı. Çocuk korkulu bir sahne gördüğünde yan gözle annesine babasına bakar. Eğer anne-baba bundan etkilenmiyor, onaylamıyor ve doğru tepkiyi veriyorsa çocuk da ona göre konum alır ama onaylar bir tavır görürse o da oyunu normalleştirir. Anne-babanın doğruyu ve yanlışı konuşma yöntemiyle yaklaşması gerekir. ‘Bak burada öldürüyor ama bu bir oyun, gerçekte böyle olmaz.’ diyerek çocuğa hayalle gerçeğin farkını öğretmek gerekiyor. Bu öğretilmediği zaman, ebeveyn gözetimi olmadığında çocuğun dijital okuryazarlığı gelişmez. Dijital okuryazarlık, matematik öğretir gibi, kitap okumayı öğretir gibi öğretilmeli. Çocuk bunu öğrendiği zaman teknolojiyi dengeli kullanır. Zamanı gelince kullanır, zamanı gelince de kendiliğinden bırakabilir.” ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><strong>“Çocuk bağlanacak nesne bulamazsa telefona bağlanıyor”</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px">Karşılanmayan her duygusal ihtiyacın başka bir yerden telafi edilmeye çalışılacağını belirten Prof. Dr. Tarhan; şöyle devam etti:</span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px">“Ev güvenli alan değilse… Yani anne-baba arasında sürekli bir gerilim varsa, çocuk eve geldiğinde kendini güvende hissetmiyorsa, bu durumda bilgisayar oyunlarına bir stres azaltma tekniği olarak yöneliyor. Ya da evde bizim ‘mesafesiz terk ediliş’ dediğimiz bir durum varsa yani duygusal ihmal söz konusuysa… Anne evde, baba evde ama herkesin elinde cep telefonu var. Ortada kavga yok, çatışma yok fakat iletişim de yok, nitelikli bir iletişim yok. Evde kaliteli iletişim olmayınca çocuk oyunda iletişim kurmaya başlıyor. Çocuk bağlanacak bir nesne bulamazsa telefona bağlanıyor daha ileri aşamada maddeye bağlanabiliyor. Onun için bağımlılıkla bağlanma ister dijital bağımlılık olsun ister sanal bağımlılık ister madde bağımlılığı birbirine çok yakın kavramlar. Eğer bir çocuk güvenli bağlanma geliştirebiliyorsa annesine, babasına ya da hayata güvenli bir şekilde bağlanabiliyorsa, bağlanma duygusunu sağlıklı biçimde kontrol edebiliyor ve tatmin edebiliyor. Ama bağlanacağı kişi duygusal olarak orada değilse… Mesafesiz terk ediliş tam da budur. Anne evdedir, fiziksel bakımını yapıyordur, her şey dışarıdan bakıldığında yolundadır. Fakat çocukla ihtiyaçlarını giderdikten sonra nitelikli bir zaman paylaşımı yoktur. Anne kendini ev işine verir ya da çocukla duygusal temas kurmaz. Bu durumda çocuk annesinden ve babasından duygusal sevgi ve ilgi ihtiyacını karşılayamaz. Ve karşılanmayan her duygusal ihtiyaç, başka bir yerden telafi edilmeye çalışılır.”</span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><strong>“Kaliteli beraberliği yakalayamayan çocuklar daha fazla risk altında”</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px">Hayat başarısı için duygusal ve sosyal becerileri geliştirmek gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tarhan; “Sevgi ihtiyacının en güçlü ifade biçimi ilgidir ama bu sıradan bir ilgi değil göz teması olan, birlikte zaman geçirilen, empatik iletişim kurulan bir ilgiden söz ediyoruz. Çocukla gerçekten temas edilen, onun dünyasına girilen bir ilgi varsa çocuk kendini telefona ya da dijital oyunlara kolay kolay kaptırmaz. O dönemde kaliteli beraberliği yakalayamayan çocuklar daha fazla risk altındadır. Anne ya da babadan biri hastaysa, depresifse bu da etkiler. Bizim kültürümüzün bir avantajı var; anneanne ve babaanneler bazı eksikleri telafi edebiliyor. Yakın çevre, geniş aile ve arkadaş çevresi de çocuk üzerinde belirleyici oluyor. Bir de sabah kalktığında amacı olmayan, günü dolu dolu geçmeyen çocuklar daha kolay savruluyor. Çocuğa bir amaç kazandırmak gerekiyor. Gelecekle ilgili somut amaçlar var; iş, meslek, okul gibi. Bir de soyut amaçlar var: ‘Nasıl bir insan olmak istiyorsun? Hayatının sonunda nasıl anılmak istiyorsun?’ gibi. Bu ikisini birlikte öğretmek gerekiyor. Sadece akademik başarıyı hedeflersek çocuk başarıyı dar bir çerçevede algılar. Oysa sosyal ve duygusal başarı da en az akademik başarı kadar önemlidir. Asıl başarı hayat başarısıdır. Hayat başarısı için de duygusal ve sosyal becerileri geliştirmek gerekir. Bu da anne-babayla güzel yaşantılar biriktirmekle, anılar oluşturmakla olur. Bir annenin, bir babanın çocuğuna verebileceği en büyük hediye zamandır. Oyuncak değil, para değil; zaman. En kıymetli hediye budur.” şeklinde sözlerini tamamladı.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 23 Feb 2026 15:26:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomimtv.com/images/haberler/2026/02/duygusal-cokus-dongusune-dikkat-1771849731.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Tüketim Toplumundan Tükenmiş Topluma</title>
                <category>YAZARLAR</category>
                <link>https://www.ekonomimtv.com/haber/tuketim-toplumundan-tukenmis-topluma-10955</link>
                <guid>https://www.ekonomimtv.com/haber/tuketim-toplumundan-tukenmis-topluma-10955</guid>
                <description><![CDATA[Ekonomim Dergi ve Ekonomim Genel Yayın Yönetmeni Fatih Alper Gültepe, köşe yazısında;“Bir Ülkenin Dönüşen Hafızası: Türkiye’de İnsan, Aile ve Hayat 1980’den 2025’e”]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:start"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Bugün Türkiye’de sokakta yürüyen herhangi bir insana, “<strong><em>Nasılsın?</em></strong>” diye sorsanız, cevabı çoğunlukla ya bir iç çekişle ya da kısa bir sessizlikle başlar. Çünkü bu ülkede “<strong><em>nasıl olmak</em></strong>” artık sadece kişisel bir ruh hali değil; ekonomik dalgalarla, göçlerle, siyasetle ve hatta çocuk yetiştirme biçimleriyle biçimlenen kolektif bir yük haline geldi.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><a href="https://www.ekonomimtv.com/makale/tuketim-toplumundan-tukenmis-topluma-10"><span style="color:#c0392b"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif; font-size:large">FATİH ALPER GÜLTEPE'NİN YAZISININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN &nbsp;TIKLAYIN</span></span></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 04 Jun 2025 00:12:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomimtv.com/images/haberler/2025/06/tuketim-toplumundan-tukenmis-topluma-1748985723.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>1 milyon turist ziyaret etti</title>
                <category>YAZARLAR</category>
                <link>https://www.ekonomimtv.com/haber/1-milyon-turist-ziyaret-etti-148</link>
                <guid>https://www.ekonomimtv.com/haber/1-milyon-turist-ziyaret-etti-148</guid>
                <description><![CDATA[Trabzon İl Kültür ve Turizm Müdürü Tamer Erdoğan, 2023 yılının ilk 9 ayında Trabzon’u 1 milyon 138 bin 743 yerli ve yabancı turist ziyaret ettiğini belirterek Temmuz ve Ağustos aylarında en pik seviyenin yaşandığını söyledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Trabzon’da Vali Aziz Yıldırım’ın katılımıyla Turizm Çalıştayı düzenlendi. DSİ Toplantı Salonu’nda düzenlenen çalıştaya Vali Yıldırım’ın yanı sıra Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu, Ortahisar Kaymakamı Gürkan Demirkale, KTÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı, TTSO Başkanı Erkut Çelebi, Trabzon Emniyet Müdürü Murat Esertürk, Trabzon İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Mustafa Erdem, Sahil Güvenlik Doğu Karadeniz Grup Komutanı Binbaşı Aytaç Bayırlı, Trabzon İl Kültür ve Turizm Müdürü Tamer Erdoğan, TGA Destinasyon Direktörü Mehmet Aydın Demir ve turizmciler katıldı.</p><p>Çalıştayda bir konuşma yapan Trabzon İl Kültür ve Turizm Müdürü Tamer Erdoğan, Ocak ve Eylül arasındaki konaklama verilerinde 652 bin 713 yabancı turist, 486 bin 30 kişi yerli turistin Trabzon’u ziyaret ettiğini dile getirdi. Erdoğan “İlimizde 245 adet işletme tesisi, 8 bin 609 oda, 17 bin 588 yatak kapasitesi mevcut. 2022 yılına göre tesisleşmede yüzde 7, oda sayımızda yüzde 4, yatak kapasitesinde yüzde 4 artış bulunmaktadır. En çok yatak kapasitesi Ortahisar ilçemizde mevcuttur. Akçaabat, Çaykara ve Yomra ilçelerini bunu takip ediyor. 103 adet turizm işletme belgeli tesisimiz Bakanlığımıza doğrudan bağlı. Ocak ve Eylül arasındaki konaklama verilerinde 652 bin 713 yabancı turist, 486 bin 30 kişi yerli turist toplamda 1 milyon 138 bin 743 kişi şehrimizi ziyaret etti. Genel ortalamada Trabzon’da yüzde 43 oranında artış yaşandı. Yabancı turist sayısında yüzde 66, yerli turist sayısında yüzde 20 oranında artışa tekamül ediyor. Temmuz ve Ağustos aylarında en pik seviye yaşandı. Okulların açılması sebebiyle sezonun sona ermesiyle sayılar yavaş yavaş düşüşe geçiyor. Şubat ve Mart aylarında deprem nedeniyle düşüş yaşandı. Gelen ziyaretçilerimizi milliyetlerine göre sıraladığımızda birinci sırada Suudi Arabistan yer almakta. Umman, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, Ürdün, İran, Irak, İsrail, Bahreyn ve Rusya ilk 10 ülkeler arasında. Trabzon’da yerli ve yabancı konaklama verilerindeki grafiğe baktığımızda 2016 yılında 579 bin 298 olan sayı 2023 yılının 9 ayında 1 milyon 138 bin 743 rakamına yükseldi. 2023 yılının ilk 9 ayında 2022 yılına göre yüzde 19 artış oldu. Yılı muhtemelen yüzde 30 bir rakamla kapatacağız. 9 aylık dönemde havalimanındaki dış hat verilerinde 62 ülkeden 3 bin 514 sefer gerçekleşirken, 432 bin 174 misafirimiz şehrimize geldi. 2022 yılına kayışla 9 aylık dönemde Temmuz pik seviye yaşandı. Gelen uçak sayılarının detayına girdiğimizde ilk sırada 77 seferle Suudi Arabistan oldu” dedi.</p><p>“Bu yılın ilk 9 ayında 2 milyon 140 bin 377 kişi Uzungöl’ü ziyaret etti”</p><p>İlk 9 aylık dönemde Sümela Manastırı’nda geçen yıla oranla yüzde 39 artış yaşandığını kaydeden Erdoğan, “Toplamda 402 bin 718 kişi manastırı ziyaret etti. 2022 yılının ilk 9 ayında bu sayı 289 bin 297 idi. Uzungöl’de ise geçen yıla oranla yüzde 5 artış devam etmekte. Bu yılın ilk 9 ayında 2 milyon 140 bin 377 kişi Uzungöl’ü ziyaret etti. Kruvaziyer turizminde ise 2023 yılında bugünde kadar 12 sefer düzenlenip, 8 bin 396 misafir ağırlandı. Yılsonuna kadar 8 sefer daha planlanıyor” şeklinde konuştu.</p><p>Anket çalışması sorunları ortaya çıkardı</p><p>Trabzon Havalimanı’nda sorunları tespit edebilmek için anket çalışması yapıldığına dikkat çeken Erdoğan, “Bir anket çalışmasa yaptık. Trabzon’a gelen turistlerin memnuniyet derecelerini ölçmek, ilimizde yaşadıkları sorunları anlamak ve eksiklerin giderilmesi için yaptık. Havalimanında yapılan anket çalışmasında karşımıza restoranlarda fahiş fiyat uygulanması, esnafın Körfez ülkesi vatandaşlarına özel fiyatlandırma yaptığı, havalimanı kapasitesinin yetersizliği, turistlere yönelik kaba davranış ve kötü muamelenin olduğu, taksilerin sayıca yetersizliği ve rent a car hizmetlerindeki sorunlar, iletişim sorunu ve yabancı dil bilen kişi sayısının azlığı gibi sorunlar çıktı” diye konuştu.</p><p>Vali Yıldırım: “Önemli olan Trabzon’umuza faydalı olabilmek”</p><p>Çalıştayda konuşan Trabzon Valisi Aziz Yıldırım, “Bu toplantı Trabzon’umuza çok gerekliydi diye düşünüyoruz. Bunları seri halde belki birkaç defa daha yapmak durumunda kalacağız. Belki de katılımcıları değiştirerek. Önemli olan Trabzon’umuza faydalı olabilmek. Trabzon’umuzun ve Türkiye’mizin turizm hareketliliğini ve gelirlerini arttırabilmek. Bu sayede bütün dünyada tanınan bir Türkiye ve Trabzon elde edebilmek. Gayemiz budur. Bunun için tabi ki pek çok taraf var. Bu senaryonun pek çok uygulayıcıları var” ifadelerini kullandı.</p><p>Vali Yıldırım’ın açıklamasının ardından Turizm Çalıştayı basına kapalı olarak devam etti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 04 Oct 2023 20:03:30 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomimtv.com/images/haberler/2023/10/1-milyon-turist-ziyaret-etti-1696439010.jpg"/>
            </item>
            </channel>
</rss>
