<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
    <channel>
        <title>Ekonomim TV</title>
        <link>https://www.ekonomimtv.com/</link>
        <description>Ekonomim TV, ekonomim tv haberleri, gündem haberleri, son dakika, şirket haberleri, ekonomi haberleri, ekonomim haberleri, yatırım haberleri, türkiye haberleri, borsa haberleri, yazarlar, finans, www.ekonomimtv.com</description>
        <language>tr</language>
                                <item>
                <title>“En Zor Zamanda Ortaya Çıkan Liderlik”</title>
                <category>Fatih Alper Gültepe</category>
                <link>https://www.ekonomimtv.com/makale/en-zor-zamanda-ortaya-cikan-liderlik-20</link>
                <author>fatihalpergultepe@ekonomimtv.com (Fatih Alper Gültepe)</author>
                <guid>https://www.ekonomimtv.com/makale/en-zor-zamanda-ortaya-cikan-liderlik-20</guid>
                <description><![CDATA[“En Zor Zamanda Ortaya Çıkan Liderlik”]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px">Gazeteci-Yazar Fatih Alper Gültepe, Kahramanmaraş’ın deprem sonrası yeniden ayağa kalkma sürecinde ortaya konulan liderlik anlayışını, kriz dönemlerinde sergilenen iradeyi ve şehrin geleceğine yön veren adımları kaleme aldı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px">Kahramanmaraş, yakın tarihinin en ağır sınavlarından birini yaşadı. Asrın felaketi olarak anılan 6 Şubat depremleri, sadece binaları değil; hayatları, düzenleri ve alışkanlıkları da yerle bir etti. Böyle bir dönemde yöneticilik yapmak, sadece bir makamı temsil etmek değil; aynı zamanda bir şehrin yükünü omuzlamak anlamına gelir.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.ekonomim.net/public/images/detay/mustafa%20buluntu%20.png" /></span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px">İşte tam da bu noktada Mustafa Buluntu, kolay bir dönemde değil; aksine en zor zamanda sorumluluğu devralan isimlerden biri oldu. Tıpkı&nbsp;Fırat Görgel,&nbsp;Hanifi Toptaş&nbsp;ve&nbsp;Mehmet Beşen&nbsp;gibi, krizle yoğrulmuş bir süreçte görev başına geldi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px">Depremin hemen ardından birçok kurum fiziki olarak yokluk içinde kalırken, Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası’nın da benzer bir tabloyla karşı karşıya kaldığını biliyoruz. Hatta öyle ki, Başkan Buluntu’nun oturacak bir makamı dahi kalmamıştı. Ancak mesele koltuk değil, iradeydi. O irade ise geri adım atmadı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.ekonomim.net/public/images/detay/f%C4%B1rat%20g%C3%B6rgel.png" /></span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px">Bu şehir ticaretle ayakta duran, üretimle nefes alan bir şehir. Böylesi bir yapının en zor zamanında geri çekilmek değil, ileri çıkmak gerekir. Mustafa Buluntu’nun bu süreçte sergilediği duruş tam da buydu. Sadece elini taşın altına koymakla kalmadı; gerektiğinde bedenini kayanın önüne siper eden bir anlayışla hareket etti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px">Elbette Kahramanmaraş, zorluklara yabancı bir şehir değil. Tarih boyunca birçok badire atlatmış, her defasında küllerinden doğmayı başarmıştır. Bugün yaşanan ekonomik, sosyal ve ticari sıkıntılar da elbet aşılacaktır. Ancak burada kritik olan bir başka gerçek daha var: Birbirine çelme takmayan, başarıya engel olmayan bir toplumsal duruş.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.ekonomim.net/public/images/detay/hanifi%20topta%C5%9F.png" /></span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px">Çünkü ne yazık ki bu coğrafyada, aynı sofrayı paylaşıp aynı kahveyi içtiğiniz insanların, yarın sizi aşağı çekmeye çalıştığına da şahit olabiliyoruz. “Kahvenin kırk yıl hatırı vardır” deriz ama bazıları için bu hatır, kırk gün bile sürmeyebiliyor. İşte tam da bu yüzden, emek verenin önünü açmak; üretim yapanı desteklemek bu şehrin en büyük ihtiyacıdır.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px">Mustafa Buluntu’nun görev süresi boyunca ortaya koyduğu projeler ve girişimler, sadece günü kurtarmaya değil; geleceği inşa etmeye yönelik adımlar olarak öne çıkıyor. Deprem sonrası toparlanma sürecinde, ticaretin yeniden ayağa kalkması için atılan her adımın arkasında ciddi bir emek ve kararlılık var.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px">Bu noktada,&nbsp;Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası’nın sadece klasik ticaret anlayışıyla değil; vizyoner hamlelerle de öne çıktığını görmek gerekiyor. Özellikle uzay ve havacılık alanında atılan adımlar, şehrin ekonomik dönüşümünün fitilini ateşleyen stratejik bir açılım olarak dikkat çekiyor. Bu girişim, Kahramanmaraş’ın üretim gücünü ileri teknolojiyle buluşturma hedefinin somut bir yansıması niteliğinde.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.ekonomim.net/public/images/detay/Ekran%20Resmi%202026-04-12%2016_09_28.png" /></span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px">Önümüzde bir oda seçimi süreci bulunuyor. Elbette bu demokratik bir yarış ve adayların çıkması son derece doğal. Ancak şu gerçeği de göz ardı etmemek gerekir: Böylesine ağır bir felaketin ortasında dimdik duran bir yönetimin, istikrar açısından yeniden göreve gelmesi; projelerin devamlılığı ve şehrin geleceği adına önemli bir avantaj sağlayacaktır.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px">Öte yandan, bu sürecin görünmeyen kahramanlarını da unutmamak gerekir. Özellikle basın ve iletişim tarafında, zor şartlar altında görevini sürdüren Emre Akkış gibi isimler, yapılan çalışmaların kamuoyuna doğru ve etkin bir şekilde aktarılmasında kritik rol üstleniyor. Kriz zamanlarında iletişim, en az icraat kadar değerlidir.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.ekonomim.net/public/images/detay/Ekran%20Resmi%202026-04-12%2016_10_31.png" /></span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px">Sonuç olarak; Kahramanmaraş sadece yöneticilerin değil, tüm paydaşların ortak emeğiyle yeniden ayağa kalkıyor. Bu şehirde taş üstüne taş koyan, gecesini gündüzüne katan, sorumluluktan kaçmayan herkesi takdir etmek gerekir.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px">Çünkü bu şehir, zorluklara rağmen üretmeye devam edenlerin omuzlarında yükselecek. Ve unutulmamalıdır ki; gerçek liderlik, en zor zamanda ortaya çıkar.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 16:13:05 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomimtv.com/images/kullanicilar/2026/01/fatih-alper-gultepe-1767705615.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bedeli Güncelledik, Güveni Unuttuk</title>
                <category>Fatih Alper Gültepe</category>
                <link>https://www.ekonomimtv.com/makale/bedeli-guncelledik-guveni-unuttuk-19</link>
                <author>fatihalpergultepe@ekonomimtv.com (Fatih Alper Gültepe)</author>
                <guid>https://www.ekonomimtv.com/makale/bedeli-guncelledik-guveni-unuttuk-19</guid>
                <description><![CDATA[Bedeli Güncelledik, Güveni Unuttuk]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Türkiye’de ekonomi yönetiminin dili son yıllarda dikkat çekici biçimde değişti.<br />
Artık “zam” kelimesi neredeyse hiç kullanılmıyor. Onun yerine daha yumuşak, daha teknik, daha bürokratik ifadeler tercih ediliyor.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Bizde daha teknik, sade, yumuşak tonda yazalım!</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Ama mesele tam da burada başlıyor.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Çünkü ekonomide sorun çoğu zaman kanunlarda değil,&nbsp;<strong>güven duygusunda</strong>&nbsp;ortaya çıkıyor. Denetimin pahalı olduğu bir ülkede, güvenin ucuz olmaması gerekir. Oysa bugün Türkiye’de tam tersini yaşıyoruz.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Bağımsız denetim, piyasanın güvenini ayakta tutan temel mekanizmalardan biridir. Şirketler için şeffaflık, yatırımcı için güven, kamu için denge sağlar. Ancak denetimin maliyeti arttıkça, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler açısından bu sistem bir güven aracından çok&nbsp;<strong>ek bir yük</strong>&nbsp;hâline geliyor.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Örnekle; karayollarında hız sınırı aşıldığında kesilen cezalar, devletin “denetimli serbestlik” mantığını gösterir. Sınırı geçersen&nbsp;<strong>ceza</strong>&nbsp;vardır. Kurallar nettir, karşılığı bellidir.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Ancak burada birçok meslek mensubunun sorduğu soru aynıdır:<br />
<strong>“Bu bedelleri ödüyoruz ama karşılığında ne kazanıyoruz?”</strong></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Sorunun cevabı net değil.<br />
Çünkü sorun denetim eksikliği değil,&nbsp;<strong>adalet algısındaki aşınmadır</strong>.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Tam da bu nedenle, meseleyi yalnızca yeni yılla gelen zamların bir sonucu olarak görmek eksik kalır. Günlük hayatın içinden gelen fiyatlar da aynı çelişkiyi açıkça ortaya koyuyor.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Bugün bazı restoranlarda bir ayranın 300 liraya, Türk kahvesinin 320 liraya satıldığına tanık oluyoruz. Havalimanlarında bir şişe suyun 200 liraya ulaşması artık kimseyi şaşırtmıyor. Buna rağmen masalar dolu, kahveler içiliyor, restoranlarda boş yer bulunmuyor. 600 liraya satılan dürüm, çoğu zaman birkaç saat içinde tükeniyor.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Öte yandan, son günlerde sosyal medyada sıkça konuşulan bir başka örnek bu tabloyu daha da görünür hâle getirdi. Havalimanında içtiği iki kahve ve iki suya ödediği bedeli eleştiren bir işletmecinin, kendi işletmesinde benzer ürünleri yüksek fiyatlarla sunması kamuoyunda tartışma yarattı. Bu durum, kişisel bir polemiğin ötesinde&nbsp;<strong>toplumsal bir çelişkiye </strong>işaret ediyor.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Asıl soru şu:<br />
<strong>Bu fiyatlar neden bu kadar rahat kabul görüyor?</strong></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Burada iki ihtimal var.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Ya insanlar artık parasının yetmediğini bile bile harcıyor,<br />
ya da belli bir kesim için fiyatların hiçbir anlamı kalmadı.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Birinci ihtimalde tüketim, bir tercih olmaktan çıkıp bir&nbsp;<strong>kaçış biçimine</strong>&nbsp;dönüşüyor. İnsanlar alım gücünü değil, anı kurtarmayı önceliyor. “Bugünü yaşayalım, yarını sonra düşünürüz” anlayışı yaygınlaşıyor.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">İkinci ihtimalde ise fiyat algısı tamamen kopuyor. Harcama, ihtiyaçtan değil,&nbsp;<strong>umursamazlıktan</strong>&nbsp;besleniyor.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Her iki tablo da sağlıklı değil.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Bu ortamda fiyatlar artık piyasa dengesiyle değil, “nasıl olsa alan var” düşüncesiyle belirleniyor. Denetim mekanizmaları mevzuatta var, tabelalarda var, raporlarda var. Ancak sahadaki asıl belirleyici unsur&nbsp;<strong>alışkanlıklar</strong>&nbsp;oluyor.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">İşte bu yüzden bir kahvenin 300 liraya satılması yalnızca bir fiyat meselesi değildir. Bu, sessizce aşılmış bir eşiğin göstergesidir. O eşik aşıldığında artık kimse “pahalı mı?” diye sormaz. Sadece “nerede daha pahalı?” diye bakar.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Ekonomide en tehlikeli kırılma tam da burada başlar.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Çünkü güven yalnızca kurumlara değil,&nbsp;<strong>fiyatların makul olduğuna dair inanca</strong>&nbsp;da dayanır.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Bedeller güncellenebilir.<br />
Yönetmelikler değişebilir.<br />
Menüler yeniden yazılabilir.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Ama güven kaybolursa,<br />
ne denetim yeterli olur<br />
ne de düzenleme.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Ve unutulmamalıdır:<br />
Ekonomide denetim pahalı olabilir,<br />
ama&nbsp;<strong>güven pahalı olmamalıdır</strong>.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 07 Jan 2026 21:52:37 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomimtv.com/images/kullanicilar/2026/01/fatih-alper-gultepe-1767705615.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Gecikmiş Bir Liderlik</title>
                <category>Fatih Alper Gültepe</category>
                <link>https://www.ekonomimtv.com/makale/gecikmis-bir-liderlik-18</link>
                <author>fatihalpergultepe@ekonomimtv.com (Fatih Alper Gültepe)</author>
                <guid>https://www.ekonomimtv.com/makale/gecikmis-bir-liderlik-18</guid>
                <description><![CDATA[Gecikmiş Bir Liderlik]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px">"Bir yanda bereketli toprakların, alın terinin, üretimin şehri; diğer yanda yıllarca hak ettiği değeri bulamamış bir potansiyelin sembolü."&nbsp;</span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Kahramanmaraş...</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:#000000"><span style="color:black"><img alt="" src="https://www.ekonomim.net/public/images/detay/F%C4%B1rat%20G%C3%B6rgel_Kahramanmara%C5%9F%20B%C3%BCy%C3%BCk%C5%9Fehir%20Belediye%20Ba%C5%9Fkan%C4%B1(1).png" style="height:480px; width:432px" /><br />
Ama bugün, o potansiyelin yeniden canlandığı bir dönemin eşiğindeyiz.<br />
Ve bu dönüşümün merkezinde, şehrin bağrından çıkmış bir isim var:&nbsp;<strong>Fırat Görgel.</strong></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Büyükşehir koltuğuna oturduğu günden bu yana, Fırat Başkan sadece yöneten değil,&nbsp;<strong>şehrin ruhunu bilen, halkın dilinden anlayan bir lider</strong>&nbsp;olarak farkını hissettirdi. Göreve geldiği ilk günden itibaren dosyaların arkasına saklanmadı; sahaya indi, insanın içine karıştı. Kahramanmaraşlı onu uzaktan değil,&nbsp;<strong>göz göze tanıdı.</strong></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:#000000"><strong><span style="color:black">Mütevazı ama kararlı bir lider</span></strong></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Fırat Görgel’in en belirgin özelliği gösteriş değil,&nbsp;<strong>mütevazı bir azim</strong>.<br />
O, makamı bir güç alanı olarak değil, hizmetin merkezi olarak görüyor.<br />
Kendini anlatmaya değil,&nbsp;<strong>şehrini anlatmaya</strong>&nbsp;çalışıyor.<br />
Bu duruş, onu klasik siyaset kalıplarının çok ötesine taşıyor.<br />
Çünkü o, Kahramanmaraş’ta doğdu, büyüdü, bu toprağın havasını soludu.<br />
Bu şehirdeki her yolun, her sokağın, her mahallenin hikâyesini biliyor.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:#000000"><strong><span style="color:black">Kahramanmaraş yeniden yükseliyor</span></strong></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Bugün şehirde büyük bir hareketlilik var.<br />
Yeni&nbsp;<strong>stadyum projesi</strong>,&nbsp;<strong>hızlı tren hattı</strong>,&nbsp;<strong>kentsel dönüşüm çalışmaları</strong>,&nbsp;<strong>altyapı yenilemeleri</strong>,&nbsp;<strong>turizm yatırımları</strong>…<br />
Bunların hiçbiri tesadüf değil. Fırat Görgel yönetimi, Kahramanmaraş’ı yeniden bir cazibe merkezine dönüştürme kararlılığında.<br />
Hava yolu tarafında&nbsp;<strong>THY’nin son tanıtımında Kahramanmaraş’a yer vermesi</strong>, sadece bir reklam değil,&nbsp;<strong>şehrin Türkiye vitrinine yeniden çıktığının göstergesi.</strong></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:#000000"><strong><span style="color:black">Şehri sevenle, şehri kullananı ayırmak</span></strong></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Elbette bu başarı tablosu, bazı çevreleri rahatsız etti.<br />
Bugün, hizmet üretmek yerine&nbsp;<strong>çamur atmayı tercih eden</strong>, şehrin gelişmesinden nemalanamayan bir grup,<br />
kendilerini “halkın sesi” gibi göstermeye çalışıyor.<br />
Oysa gerçekten halkını düşünen insan, küçük bir sorunda bayrak açmaz, meydanlarda rol kesmez.<br />
Şehrin iyiliğini isteyen,&nbsp;<strong>taşın altına elini koyar.</strong><br />
Ne yazık ki bu şehirde, bunu yapanların sayısı hâlâ çok az.<br />
Ama o azınlığın en kararlı ismidir Fırat Görgel.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:#000000"><strong><span style="color:black">Kendi şehrini sevenin yönetimi</span></strong></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Bir şehri yönetmekle, o şehri yaşamak arasında fark vardır.<br />
Şehri tanımayan biri, en iyi niyetle bile onun ruhuna dokunamaz.<br />
Ama Fırat Görgel gibi, bu toprağın evladı olan bir isim; o şehrin acısını da, gururunu da, umudunu da bilir.<br />
O yüzden bugün Kahramanmaraşlılar, belediye binasına bir siyasetçiden çok bir&nbsp;<strong>“kardeş”</strong>&nbsp;girdiğini hissediyor.<br />
Ve o kardeş, halkının güvenini boşa çıkarmamak için gece gündüz çalışıyor.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:#000000"><strong><span style="color:black">Geç kalınmış bir isim</span></strong></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Belki de bu şehir Fırat Görgel’i&nbsp;<strong>biraz geç tanıdı.</strong><br />
Ama geç de olsa doğru bir tercih yaptı.<br />
Çünkü şehir, bugün emin ellerde.<br />
Kahramanmaraş artık sadece bir il değil, bir vizyon.<br />
Sanayisiyle, turizmiyle, ticaretiyle, enerjisiyle Türkiye ekonomisinde yeniden adından söz ettiriyor.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Ve bu hikâyenin başında,&nbsp;<strong>şehrini tanıyan, halkını unutmayan bir başkan</strong>&nbsp;var.<br />
Adı:&nbsp;<strong>Fırat Görgel.</strong></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:#000000"><span style="color:black"><strong><img alt="" src="https://www.ekonomim.net/public/images/detay/Havadan%20(3)(2).JPG" style="height:450px; width:800px" /></strong></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><br />
<span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><em><strong><span style="color:#000000"><span style="color:black">Kahramanmaraş’ın geleceği, bu kez kendi evladının ellerinde yeniden yazılıyor.</span></span></strong></em></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Edebiyat bazen bir kentin yüreğinde filizlenir, bazen de bir milletin belleğinde yankılanır. İşte Kahramanmaraş tam da bu iki kaynaktan beslenen bir şehir. Geçmişiyle kahraman, kültürüyle kadim, insanıyla yürekli... Ve şimdi,&nbsp;<strong>UNESCO tarafından Türkiye’nin ilk “Edebiyat Şehri”</strong>&nbsp;seçilerek adını bir kez daha tarihe altın harflerle yazdırdı.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Bu unvan, sadece bir tabelaya asılacak isim değil, binlerce yıllık söze sadakatin ödülüdür. Çünkü Maraş’ın sokakları, birer şiir dizesi gibi kıvrılırken; kahvehanelerinde sözcükler tütün kokusuna karışır, kitapların sayfalarından mısralar yükselir. “Yedi Güzel Adam”ın mirası hâlâ bu şehrin duvarlarında yankılanır: Cahit Zarifoğlu’nun derinliği, Sezai Karakoç’un dirilişi, Erdem Bayazıt’ın vakarı, Rasim Özdenören’in hikmet dolu kalemi... Onlar gittiler ama kelimeleri Maraş’ın toprağında kök saldı.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Bugün bir kez daha anlıyoruz ki; edebiyat bir kentin kaderini değiştirebilir. Şiirin, hikâyenin ve romanın gölgesinde büyüyen bu şehir, artık kendi destanını yazıyor. Kahramanmaraş, kahramanlığını kelimelere dönüştürdü. </span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Ve şimdi dünya biliyor: Bu şehirde rüzgâr bile dizeyle eser.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:#000000">ÇOK YAŞA KAHRAMANMARAŞ!</span></span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 02 Nov 2025 17:28:40 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomimtv.com/images/kullanicilar/2026/01/fatih-alper-gultepe-1767705615.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TCMB’nin Faiz Kararı Sonrası Piyasalarda Stratejik Dönüşüm</title>
                <category>DOÇ. DR. YASİN KALAFATOĞLU</category>
                <link>https://www.ekonomimtv.com/makale/tcmbnin-faiz-karari-sonrasi-piyasalarda-stratejik-donusum-17</link>
                <author>yasin@kalefinansyatirim.com (DOÇ. DR. YASİN KALAFATOĞLU)</author>
                <guid>https://www.ekonomimtv.com/makale/tcmbnin-faiz-karari-sonrasi-piyasalarda-stratejik-donusum-17</guid>
                <description><![CDATA[TCMB’nin Faiz Kararı Sonrası Piyasalarda Stratejik Dönüşüm]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><em><strong>DOÇ.DR.YASİN KALAFATOĞLU yazısında:</strong></em> </span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px">Merkez Bankası’nın son faiz kararını “stratejik dönüşüm” olarak nitelendirdi. Kısa vadede dengelenme, orta vadede lirada yeniden değerlenme olasılığına dikkat çekiliyor. Altın ve dövizde gün içi dalgalanmalar sınırlı kalırken tahvil faizlerinde gevşeme eğilimi öne çıkıyor.</span></span></p>

<p><em><strong><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px">Kararın Çerçevesi: Sade ve Net Mesaj</span></span></strong></em></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px">Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), son Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizinde değişikliğe gitmeyerek para politikasındaki sıkı duruşunu korudu. Karar metninde; enflasyon görünümü, finansal koşullar ve dezenflasyon sürecine yönelik riskler dikkatle izlenirken, likidite yönetiminde sadeleşme adımlarına referans verildi. Kale Finans Analitik Birimi, bu çerçeveyi “piyasalara öngörülebilirlik ve güven sinyali” olarak yorumluyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><strong><em>“Faizde sabit ve kararlı iletişim, fiyatlama davranışlarını çıpalamaya yardımcı oluyor. Kademeli sadeleşme adımları, kredi kanalı ve finansal istikrar açısından destekleyici.”<br />
— Kale Finans Stratejik Araştırmalar Direktörlüğü</em></strong></span></span></p>

<p><em><strong><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px">Piyasa Tepkisi: Denge Arayışı</span></span></strong></em></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px">•&nbsp;<em><strong>Döviz</strong></em>: Karar sonrası döviz tarafında sınırlı oynaklık görüldü. Kur seviyeleri gün içi bant hareketiyle dengelendi.<br />
•&nbsp;<em><strong>Altın</strong></em>: Gram altında (Kapalıçarşı) kararın ardından tepki alımları izlense de fiyatlamalar ılımlı seyretti.<br />
•&nbsp;<em><strong>Tahvil</strong></em>: İç borçlanma piyasasında orta–uzun vadeli tahvil faizlerinde kademeli geri çekilme dikkat çekti.<br />
•&nbsp;<em><strong>Hisse Senetleri</strong></em>: Endekste banka dışı öncü sanayi hisselerine ilginin arttığı gözlendi; işlem hacmi haber akışına duyarlı kaldı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px">Kısa vadede “dikkatli iyimserlik”, orta vadede “seçici ve katmanlı pozisyonlanma” yaklaşımı önerilir. Kur riski yüksek profiller için doğal koruma (hedge) stratejileriyle vade disiplininin öne alınması tavsiye edilir.</span></span></p>

<p><em><strong><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px">Enflasyon ve Beklentiler: İletişim Gücü</span></span></strong></em></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px">TCMB’nin tutarlı iletişim ve veri odaklı yaklaşımı, enflasyon beklentilerinde kademeli iyileşmeyi destekleyebilir.fiyatlama davranışlarının yeniden çıpalanması ve beklentilerin dar bir bantta toplanması, reel faiz–enflasyon ilişkisini güçlendirerek yerli yatırımcı güvenini artıracak.</span></span></p>

<p><em><strong><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px">Uluslararası Bağlam: Karşılaştırmalı Avantaj</span></span></strong></em></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px">FED ve ECB cephesinde gevşeme döngüsü tartışılırken, Türkiye’de sabırlı sıkılık stratejisi, carry dinamiklerini ve portföy girişlerini destekleyebilir. Küresel risk iştahındaki dalgalanmalar sürse de, rezerv yönetimi ve makroihtiyati sadeleşme adımları dış finansman koşullarını dengeleyebilir.</span></span></p>

<p><em><strong><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px">Altın–Döviz–Tahvil: Strateji Kutusu</span></span></strong></em></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px">•&nbsp;<em><strong>Altın</strong></em>: Portföylerde %5–10 aralığında, risk profiline göre taktik ağırlıklandırma.<br />
•&nbsp;<em><strong>Döviz</strong></em>: Operasyonel ihtiyaç ve yükümlülüklerle uyumlu, ihtiyatlı pozisyon koruması.<br />
•&nbsp;<em><strong>Tahvil</strong></em>: Kademeli vade uzatımı; enflasyona endeksli enstrümanlarda seçici artış.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px">*Bu metin yatırım tavsiyesi değildir; genel nitelikte bilgi ve analiz içerir.*</span></span></p>

<p><em><strong><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px">Sonuç: Stratejik Dönüşüm Dönemi</span></span></strong></em></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px">Kale Finans; para politikasındaki kararlı duruş, sadeleşen iletişim ve ölçülü makroihtiyati adımların, 2025 görünümünde dengeleyici rol oynayacağını öngörüyor. Kurumsal yatırımcılar için riskin kaydırılması ve vadenin katmanlandırılması; bireysel yatırımcılar içinse nakit akışı–vade uyumuna dayalı planlama öne çıkıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.ekonomim.net/public/images/detay/yasin%20kalafato%C4%9Flu.jpeg" /></span></span></p>

<p><br />
</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 28 Oct 2025 13:47:34 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomimtv.com/images/kullanicilar/2025/10/doc-dr-yasin-kalafatoglu-1761648448.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kendine Yetemeyen Toplum</title>
                <category>Fatih Alper Gültepe</category>
                <link>https://www.ekonomimtv.com/makale/kendine-yetemeyen-toplum-16</link>
                <author>fatihalpergultepe@ekonomimtv.com (Fatih Alper Gültepe)</author>
                <guid>https://www.ekonomimtv.com/makale/kendine-yetemeyen-toplum-16</guid>
                <description><![CDATA[Kendine Yetemeyen Toplum]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><strong>Tüket, Unut, Yeniden Tüket</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><em>“Üretmeden tüketen toplumlar, sonunda kendi geleceğini de ithal eder.”</em></span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px">Bir toplumun gücü, sadece elindeki kaynaklarda değil; o kaynakları nasıl kullandığında gizlidir. Ne yazık ki biz artık üretmeyi değil, tüketmeyi yaşam biçimi haline getirdik. Almak, sahip olmak, göstermek… Bu üçlü, modern insanın yeni ibadeti oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><strong>Üretimden Uzaklaşan Nesiller</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px">Eskiden bir şey bozulduğunda tamir edilirdi; şimdi yenisi alınır. Eskiden bir masa, bir ömür boyu kullanılırdı; şimdi modası geçince çöpe atılır.<br />
Bu sadece ekonomik değil,&nbsp;<strong>kültürel bir dönüşüm</strong>.<br />
Emeğe, sabra, el becerisine ve tasarrufa olan saygı kayboldukça, “kendi kendine yetmek” bir erdem olmaktan çıktı. Yerine hızlı tüketimin, krediyle alınan mutlulukların toplumu geçti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><strong>Borçla Yaşamak, Sahte Refah</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px">Tüketim ekonomisi, insanlara sahip olmanın kolay yolunu sundu:&nbsp;<strong>kredi kartı</strong>.<br />
Artık herkes her şeye “sahipmiş gibi” yaşıyor ama aslında sahip oldukları sadece borç.<br />
Bu sahte refah düzeni, insanların hem ekonomik hem psikolojik bağımsızlığını elinden alıyor.<br />
Kendi emeğiyle üretemeyen birey, bir noktadan sonra hem ekonomiye hem sisteme bağımlı hale geliyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><strong>Kültürel Erozyon</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px">Tüketim yalnızca cüzdanı değil, kimliği de şekillendiriyor.<br />
Ne yediğimizden çok&nbsp;<strong>nerede yediğimiz</strong>, ne giydiğimizden çok&nbsp;<strong>markası ne</strong>&nbsp;önemli hale geldi.<br />
Artık bir değer ölçüsü yok; yerine fiyat etiketi geçti.<br />
Toplumun kültürel belleği, sürekli yenilenen trendlerin, sosyal medya akımlarının ve reklam sloganlarının arasında siliniyor.<br />
Her şey geçici, her şey unutulabilir. Çünkü sistem bunu istiyor:&nbsp;<strong>unut ki tekrar alasın.</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><strong>Gerçek Zenginlik</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px">Gerçek zenginlik,&nbsp;<strong>kendi emeğine güvenen toplumların</strong>&nbsp;mirasıdır.<br />
Kendi gıdasını üretebilen, kendi enerjisini üretebilen, kendi markasını yaratabilen toplumlar ayakta kalır.<br />
Bir milletin bağımsızlığı artık sadece sınırlarını değil,&nbsp;<strong>tüketim alışkanlıklarını</strong>&nbsp;da korumakla ölçülür.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px">Bugün içinde yaşadığımız krizlerin çoğu, üretimden kopan toplumların krizidir.<br />
Tüket, unut, yeniden tüket… Bu döngü, insanı da ülkeyi de yavaş yavaş yoksullaştırır.<br />
Kendine yetmek, artık sadece bir ekonomik tercih değil; bir&nbsp;<strong>kurtuluş stratejisi</strong>&nbsp;olmalı.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 20 Oct 2025 21:33:27 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomimtv.com/images/kullanicilar/2026/01/fatih-alper-gultepe-1767705615.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>“Birlik, Emek ve Teşekkür: Ağustos Fuarına Veda”</title>
                <category>Fatih Alper Gültepe</category>
                <link>https://www.ekonomimtv.com/makale/birlik-emek-ve-tesekkur-agustos-fuarina-veda-15</link>
                <author>fatihalpergultepe@ekonomimtv.com (Fatih Alper Gültepe)</author>
                <guid>https://www.ekonomimtv.com/makale/birlik-emek-ve-tesekkur-agustos-fuarina-veda-15</guid>
                <description><![CDATA[“Birlik, Emek ve Teşekkür: Ağustos Fuarına Veda”]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black"><em><strong>Kahramanmaraş,</strong></em> tarih boyunca kültürüyle, üretimiyle, çalışkan insanıyla her zaman ayakta kalmayı bilmiş bir şehir oldu. 6 Şubat felaketinin ardından yaralarını hızla sarmaya çalışan bu kadim kent, bugün yeniden ayağa kalkışın en güzel örneklerinden birini <em><strong>“Geleneksel Ağustos Fuarı”</strong></em> ile gösteriyor.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">1–31 Ağustos tarihleri arasında KAFUM Fuar Alanı’nda düzenlenen fuar, yalnızca bir etkinlik değil; Kahramanmaraş’ın ekonomisine, ticaretine, turizmine ve kültür hayatına yeni bir nefes. İlk günden itibaren binlerce ziyaretçiyi ağırlayan bu fuar, bölge esnafının vitrinini genişletirken, yerel üreticinin ürününü hem ülke geneline hem de çevre illerden gelen binlerce ziyaretçiye tanıttı.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><strong><span style="color:black">Ekonomiye Can, Ticarette Yeni Kapılar</span></strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Kahramanmaraş’ın fuarlar üzerinden kazandığı ivme küçümsenemez. Yerel üretimden turizme kadar geniş bir alanda hareketlilik getiren bu organizasyon, şehrin ticaret hacmini artırmakla kalmıyor, aynı zamanda marka değerine de katkı sağlıyor. Her yeni ziyaretçi, şehrin ekonomisine dokunan yeni bir canlılık demek.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><strong><span style="color:black">Teşekkürün Adresleri</span></strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Bu büyük başarının arkasında şüphesiz Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel’in liderliği var. Ancak yalnızca başkan değil; Harun Dedeoğlu'ndan Yalçın Dobooğlu'na, Mehmet Beşen’den Şems Sezal’a, Atalay Selamet’ten İlyas Karageçen’e, Tuğrul Sönmez’den Mehmet Cigerlioğlu'na ve &nbsp;belediyenin tüm kademelerinde emek veren yüzlerce çalışana kadar herkesin alın teri, bu fuarın başarısında imzası var. İsim isim saymak mümkün değil belki ama bu gayreti, bu fedakârlığı görmezden gelmek de olmaz. Personelin gece gündüz demeden gösterdiği çaba, fuarı yalnızca bir etkinlik olmaktan çıkarıp bir “ekonomi ve kültür şölenine” dönüştürdü.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><strong><span style="color:black">Şehrin Abisi: Fırat Görgel</span></strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Kahramanmaraşlıların gönlünde “şehrin abisi” olarak bilinen Fırat Görgel, bu güveni boşa çıkarmıyor. Yalnızca fuarlar değil, kültürden sanata, ekonomiden altyapıya kadar birçok alanda attığı adımlar, Kahramanmaraş’ın geleceğini yeniden inşa etme iradesini gösteriyor. Bu fuar, aslında geleceğe atılmış imzaların ilklerinden sadece biri.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Önümüzdeki süreçte de Görgel’in, Kahramanmaraş için yeni projelerle, yeni yatırımlarla ve daha da önemlisi halkı merkeze alan bir vizyonla yoluna devam edeceğine hiç şüphe yok.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><strong><span style="color:black">Son Söz</span></strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Kahramanmaraş Ağustos Fuarı, bir fuardan çok daha fazlası. Bir ayağa kalkışın, bir yeniden doğuşun, bir ekonomik kalkınmanın adı. Şehrin kültürüne, sanatına, ekonomisine ve ruhuna dokunan bu emek için emeği geçen herkese teşekkür etmek boynumuzun borcu.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Kahramanmaraş, her geçen gün daha da güçleniyor. Ve şehrin abisi Fırat Görgel’in liderliğinde, bu toprakların geleceği çok daha parlak olacak.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 28 Aug 2025 14:42:56 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomimtv.com/images/kullanicilar/2026/01/fatih-alper-gultepe-1767705615.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ekonominin Yüzü – Çalışan, Kadın ve Vergi</title>
                <category>Fatih Alper Gültepe</category>
                <link>https://www.ekonomimtv.com/makale/ekonominin-yuzu-calisan-kadin-ve-vergi-14</link>
                <author>fatihalpergultepe@ekonomimtv.com (Fatih Alper Gültepe)</author>
                <guid>https://www.ekonomimtv.com/makale/ekonominin-yuzu-calisan-kadin-ve-vergi-14</guid>
                <description><![CDATA[Ekonominin Yüzü – Çalışan, Kadın ve Vergi]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><em><strong><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Türkiye’nin gündeminde üç önemli başlık var: </span></span></span></span></strong></em></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Çalışanların enflasyon karşısındaki durumu, vergi rekortmenleri listesinde kadınların görünürlüğü ve 2024’ün zirvesine yerleşen isim: <em><strong>Selçuk Bayraktar.</strong></em></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, 8. Dönem Kamu Toplu Sözleşmesi görüşmeleri sürerken, “hiçbir çalışanımızı enflasyona ezdirmeyeceğiz” dedi. Masada 1200’e yakın talep var, sendikalarla müzakereler devam ediyor. Söylem güçlü ama sahadaki gerçek, çarşı pazardaki fiyatlarla çalışanların maaşları arasındaki dengeyi tartışmalı kılıyor. Kâğıt üzerindeki oranlarla, vatandaşın cebindeki his aynı değil. Asıl sınav, bu sözlerin hayata nasıl yansıyacağı olacak.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><em><strong><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Vergi rekortmenleri listesi ise başka bir hikâye anlatıyor. </span></span></span></span></strong></em></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">2020-2024 döneminde üç kadın ismin öne çıkması, Türkiye ekonomisinde kadınların artan rolünü gösteriyor. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black"><em><strong>İpek Kıraç üç kez, Gülden Kanatlı Derbil ve Ceyda Lale Tara</strong></em> ise ikişer kez listede yer aldı. Bu tablo umut verici ama kalıcı mı? Son listede sadece bir kadın mükellefin bulunması, kadın girişimcilerin ve üst düzey yöneticilerin önünde hâlâ büyük engeller olduğunu gösteriyor. Kadınların iş dünyasında süreklilik kazanması için, finansmana erişimden yönetim kademelerine kadar daha fazla destek şart.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><em><strong><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Ve gelelim 2024’ün zirvesine: </span></span></span></span></strong></em></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, en fazla gelir vergisi ödeyen isim oldu. Savunma sanayinde elde ettiği başarı, şimdi vergi katkısıyla ülke ekonomisine de yansıyor. Baykar’ın ihracat gelirleri, sadece teknoloji üretiminde değil, devletin bütçesinde de ciddi bir kaynak haline geldi. Bu, stratejik sektörlerin ekonomiye nasıl yön verdiğinin güçlü bir göstergesi.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Tüm bunların yanında siyasetin sıcak gelişmeleri de dikkat çekiyor. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı’nın CHP’den AK Parti’ye geçişi, yerel siyasetin geleceğini ve parti dengelerini yeniden şekillendirecek bir adım olarak görülüyor. Siyasi tercihlerin, hizmet anlayışıyla ve seçmen beklentileriyle nasıl örtüşeceği önümüzdeki süreçte yakından takip edilecek. Çünkü siyasi geçişler yalnızca partilerin iç dengelerini değil, yerel ekonomiden yatırımlara kadar pek çok alanda doğrudan etki yaratıyor.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Sonuçta, bir yanda çalışanların alım gücünü korumaya dönük vaatler, diğer yanda ülkesine milyarlarca liralık vergi katkısı sağlayan iş insanları ve giderek görünür olan kadınlar var. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><em><strong><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Ama unutmamak gerek: </span></span></span></span></strong></em></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Ekonominin gücü sadece tabloların zirvesinde değil, hayatın tam ortasında ölçülür.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Bugün en önemli soru şu: </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Bu başarılar ve sözler, toplumun geneline adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir refah olarak yansıyacak mı? </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">İşte asıl yanıtı beklenen mesele bu.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 21 Aug 2025 14:57:36 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomimtv.com/images/kullanicilar/2026/01/fatih-alper-gultepe-1767705615.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ağustos Fuarı’nın Ekonomiye Katkısı:</title>
                <category>Fatih Alper Gültepe</category>
                <link>https://www.ekonomimtv.com/makale/agustos-fuarinin-ekonomiye-katkisi-13</link>
                <author>fatihalpergultepe@ekonomimtv.com (Fatih Alper Gültepe)</author>
                <guid>https://www.ekonomimtv.com/makale/agustos-fuarinin-ekonomiye-katkisi-13</guid>
                <description><![CDATA[Ağustos Fuarı’nın Ekonomiye Katkısı:]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><strong><span style="color:black">Şehrin Kalbine Can Veren Etkinlik</span></strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Kahramanmaraş’ın geleneksel hale gelen&nbsp;<strong>Ağustos Fuarı</strong>, bu yıl da hem şehir hem de bölge ekonomisi açısından önemli bir canlılık kaynağı oldu. Açıldığı günden bu yana&nbsp;<strong>1 milyonu aşkın ziyaretçi</strong>yi ağırlayan fuar, sadece bir eğlence veya kültürel etkinlik değil, aynı zamanda ekonomik döngüyü hızlandıran bir lokomotif işlevi görüyor.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><strong><span style="color:black">Ekonomik Hareketlilik</span></strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Fuar alanını ziyaret eden her kişi, beraberinde ulaşım, yeme-içme, konaklama ve alışveriş gibi pek çok harcama yapıyor. Özellikle şehir dışından gelen on binlerce ziyaretçi,&nbsp;<strong>yerel esnafın cirosunu artırıyor</strong>. Restoranlardan otellere, hediyelik eşya satıcılarından ulaşım sektörüne kadar geniş bir yelpazede ekonomik katkı sağlanıyor. Nitekim turizm sektöründe “etkinlik bazlı talep” denilen bu durum, Kahramanmaraş’ta Ağustos ayının şehir ekonomisi için en canlı dönemlerden biri olmasını sağlıyor.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black"><img alt="" src="https://www.ekonomimtv.com/public/images/detay/16_%20G%C3%BCn%20(1).JPG" style="height:450px; width:800px" /></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><strong><span style="color:black">İstihdama Katkı</span></strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Fuar süresince geçici ya da yarı zamanlı iş imkânları da doğuyor. Standlarda çalışan gençler, yiyecek-içecek alanlarında görev yapan personel, güvenlik ve temizlik hizmetleri için istihdam edilenler… Hepsi toplamda&nbsp;<strong>binlerce kişiye ek gelir kapısı</strong>&nbsp;oluşturuyor. Bu yönüyle fuar, sadece esnafa değil, bireysel hane ekonomisine de olumlu yansıyor.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><strong><span style="color:black">Şehrin Tanıtım Gücü</span></strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">1 milyon ziyaretçinin önemli bir kısmı farklı illerden geliyor. Bu durum, Kahramanmaraş’ın&nbsp;<strong>marka değerini artırırken</strong>şehrin ticaret ve yatırım potansiyelini de görünür kılıyor. Fuara katılan her ziyaretçi, aslında şehir için birer “gönüllü tanıtım elçisi”ne dönüşüyor. Böylece uzun vadede Kahramanmaraş’ın hem turizm hem de yatırım çekme kapasitesi güçleniyor.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><strong><span style="color:black">Psikolojik ve Sosyal Sermaye</span></strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Deprem sonrası zor günler yaşayan şehirde, fuarın oluşturduğu kalabalık ve hareketlilik sadece ekonomik değil, sosyal ve psikolojik anlamda da değer taşıyor. İnsanların bir araya gelmesi, çocukların eğlenmesi, nostaljik bir atmosferin yeniden canlanması; şehre&nbsp;<strong>moral ve motivasyon</strong>&nbsp;kazandırıyor. Ekonomi literatüründe “sosyal sermaye” olarak tanımlanan bu durum, bireylerin ve toplumun üretim kapasitesini dolaylı olarak artırıyor.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black"><img alt="" src="https://www.ekonomimtv.com/public/images/detay/16_%20G%C3%BCn%20(6).JPG" style="height:450px; width:800px" /></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><strong><span style="color:black">Sonuç: Bir Eğlenceden Fazlası</span></strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Kahramanmaraş Ağustos Fuarı, sadece bir kültürel etkinlik değil; aynı zamanda şehir ekonomisinin çarklarını hızlandıran, istihdamı artıran, turizmi canlandıran ve şehrin marka değerini yükselten bir güç. Bu etkinliğin düzenli ve sürdürülebilir şekilde devam etmesi, Kahramanmaraş’ın geleceği için&nbsp;<strong>ekonomik bir yatırım</strong>&nbsp;niteliğinde.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Şehirler sadece fabrikalarla, yatırımlarla değil; bu tür toplumsal ve kültürel etkinliklerle de büyür. Ağustos Fuarı bunun en somut örneği olarak hem şehre hem de bölgeye canlılık katmaya devam ediyor.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 17 Aug 2025 23:13:28 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomimtv.com/images/kullanicilar/2026/01/fatih-alper-gultepe-1767705615.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Susuz Şehir, Sessiz Siyasetçiler</title>
                <category>Fatih Alper Gültepe</category>
                <link>https://www.ekonomimtv.com/makale/susuz-sehir-sessiz-siyasetciler-12</link>
                <author>fatihalpergultepe@ekonomimtv.com (Fatih Alper Gültepe)</author>
                <guid>https://www.ekonomimtv.com/makale/susuz-sehir-sessiz-siyasetciler-12</guid>
                <description><![CDATA[Susuz Şehir, Sessiz Siyasetçiler]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Kahramanmaraş, tarihinin en kurak dönemlerinden birini yaşıyor. Son 70 yılın en susuz yılı… Ayvalı Barajı’nda doluluk oranı %2’ye kadar düşmüş durumda. Karasu, Pınarbaşı ve sondaj kaynaklarında ise su kaybı %60’a ulaşmış. Şehrin 63 mahallesinde zamanlı içmesuyu iletimine geçildi. Buna rağmen şehri yönetenler kadar muhalefet cephesinde de çarpıcı bir sessizlik hâkimdi. Ta ki Fırat Görgel konuşana dek…</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel, yaptığı açıklamada, “20 gün içerisinde Kılavuzlu’dan su temini sistemini devreye alacağız. Sorun kalıcı olarak çözülecek” dedi. Aylar süren teknik çalışmalar, mühendislik planlamaları ve kriz yönetiminin ardından nihayet bir çözüm ufukta belirdi. Elbette geçici zorluklar yaşandı. Ancak kim ne derse desin, bu şehirde halkı mağdur etmemek adına yükü sırtlanan biri varsa, o da Fırat Görgel’dir. Görünmeyen kamburu neredeyse çıkacak.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Peki ya diğerleri?</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Bugünlerde muhalefet partilerinin diline “Maraş susuz kaldı” söylemleri pelesenk olmuş durumda. Elbette eleştiri haktır ama sormak gerekiyor: Bu zamana kadar neredeydiniz? Sadece muhalefet değil, iktidar kanadından birçok isim de aynı sorunun muhatabı. Siyaset, yalnızca konuşmak değil; şehrin derdine derman olmak için susup çalışmaktır. Sorunlar ayyuka çıktığında değil, henüz sessizken harekete geçmektir.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Geçtiğimiz günlerde Ziraat Odası Başkanı Mehmet Çetinkaya, durumu ciddiyetle ele alarak geçmiş zaman gerekli mercilerle temasa geçti. Gaziantep Belediye Başkanı Fatma Şahin’den bile destek istemek zorunda kaldı. Çünkü ortada sadece içmesuyu değil, tarımsal üretimi tehdit eden bir kuraklık vardı. O an sessiz kalan vekillerin, şimdi çıkıp suyun yokluğuna dair tweet atması, sorunun değil algının peşinde koşulduğunu gösteriyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">&nbsp;<strong>Fatma Şahin Ne Yaptı?</strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">&nbsp;Böbürlenerek, Kahramanmaraşlı siyasetçileri eleştirme hakkını kendinde buldu.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Peki, bu hakkı nereden aldı? <strong>Haksız olduğu nokta tam da burada:</strong><br />
Bu eleştirme cesaretini&nbsp;<strong>bizim sessizliğimizden</strong>, <strong>bizim suskunluğumuzdan</strong>&nbsp;aldı.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Kendi içimize kapanırken, o konuştu.<br />
Biz izlerken, o gündem kurdu.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Sıcak bir gelişme daha:<br />
Birkaç gün önce Çağlayancerit Belediye Başkanı Yemliha Göktaş, Fatma Hanım'ı ziyaret etti.<br />
Bu ziyaretin bize anlattığı iki net mesaj var:</span></span></span></p>

<ul>
	<li><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><strong>Kahramanmaraş için mi gidildi?</strong></span></span></li>
	<li><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><strong>İnadına mı...&nbsp;</strong></span></span></li>
</ul>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Kısaca anladığımız şu:<br />
<strong>Yemliha Başkan da, suskunluğu tercih ediyor.</strong><br />
Belki dostluk gösterisi gibi görünse de, aslında arkasında çok daha derin bir mesaj var.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Ve biz bu mesajı alıyoruz:<br />
Siyaset, artık sessizliğe değil, duruşa bakıyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Siyaset; krizi fırsata çevirmek değil, krizin içine girip çözümün bir parçası olabilmektir. Maraşlı susarken, siyasetçi susmamalıydı. Konuşmanız değil, harekete geçmeniz gerekiyordu. Sadece eleştiriyle değil, çözüm önerisiyle gelmeliydiniz. Çünkü bu şehir, konuşanları değil sırtında yük taşıyanları hatırlıyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Evet, bu şehirde ihanet eden siyasetçiler oldu. İrfan Karatutlu’nun sözlerine bu noktada katılmamak mümkün değil. Ancak şimdi önemli olan, geçmişi suçlamak değil, geleceği kuraklıktan kurtarmak. Fırat Görgel bu yükü tek başına taşıyor. En azından şimdilik. O halde yapılması gereken bellidir: Eleştiriyi bırakın, çözüm masasına oturun. Sessiz olun ama çözüme katkı verin. Çünkü Maraş, konuşan değil çalışan siyasetçilere muhtaç.</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 22 Jul 2025 17:53:36 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomimtv.com/images/kullanicilar/2026/01/fatih-alper-gultepe-1767705615.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Maraş dondurmasına sahip çıkma zamanı</title>
                <category>Fatih Alper Gültepe</category>
                <link>https://www.ekonomimtv.com/makale/maras-dondurmasina-sahip-cikma-zamani-11</link>
                <author>fatihalpergultepe@ekonomimtv.com (Fatih Alper Gültepe)</author>
                <guid>https://www.ekonomimtv.com/makale/maras-dondurmasina-sahip-cikma-zamani-11</guid>
                <description><![CDATA[Maraş dondurmasına sahip çıkma zamanı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">Her gün yeni bir tartışmayla gündeme gelen Gaziantep ve Kahramanmaraş arasındaki “lezzet rekabeti”, artık ekonomik ve kültürel sahiplenme boyutuna ulaştı. Dünyanın tanıdığı, tescilli “Maraş Dondurması” markası, her geçen gün daha fazla sahiplenilmek isteniyor. Ancak bu sahiplenme, üretimle ya da kaliteyle değil, isimle, tabela ve zihin manipülasyonuyla yapılıyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">Gaziantep’te bir esnaf, Maraş Dondurması adı altında üretim yaparken bir yandan da “merdiven altı dondurmalara aldanmayın” çağrısı yapıyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:28px">***</span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000"><strong>Peki bu nasıl bir çelişki? </strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">Hem “Maraş dondurması almayın, kötüdür” deniliyor, hem de kendi ürünlerine “Maraş Dondurması” etiketi yapıştırılıyor. Bu, tüketiciyi yanıltmakla kalmıyor, Kahramanmaraş’ın kültürel mirasına da açık bir saldırı anlamına geliyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:28px">***</span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000"><strong>Peki, Fatma Şahin bu konuda ne yapması lazım?</strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">Bu olayın arka planına baktığımızda, gözler ister istemez Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’e çevriliyor. Çünkü bu kadar hassas bir meselede Sayın Şahin’in sessiz kalması, kamuoyunda soru işaretleri yaratıyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">Kahramanmaraş ile Gaziantep arasında kültürel ve gastronomik değerler üzerinden son zamanlarda yaşanan bu gerilim, ister istemez “Acaba içten içe bir rekabet ya da gerilim mi var?” sorusunu akıllara getiriyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">Fatma Hanım’ın bu konuya dair sessizliği sürdürmesi yerine, özür niteliğinde bir ziyaretle Kahramanmaraş’a gelmesi hem kamuoyunu rahatlatacak hem de iki şehir arasındaki dostane ilişkilerin yeniden tesis edilmesine katkı sağlayacaktır.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">Elbette biz Gaziantep’i, halkını ve esnafını severiz. Ancak sevgi, eleştiriyi de gerektirir. Bu olayda yapılan haksızlığın kabul edilmesi ve Kahramanmaraş halkından açıkça özür dilenmesi gerekiyor. Çünkü kültürel değerler paylaşılır ama sömürülmez. Sessizlik değil, açıklık şeffaflık getirir. Aksi takdirde bu suskunluk, şehirler arasında telafisi zor bir kırgınlığa dönüşebilir.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:28px">***</span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000"><strong>Kimse Gaziantep’te dondurma üretmesin demiyor </strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">Elbette üretebilirler. Ama bu üretim kendi markalarıyla, kendi şehirlerine özgü bir tat ve anlatıyla olmalı. Kahramanmaraş’a yetkililerle görüşmek için uğramamış, bu şehrin dondurmacılık geleneğini yerinde görmemiş biri, nasıl olur da “Maraş Dondurması” üretme hakkını kendinde bulur?</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000"><strong>Asıl sorun ise sessizlikte </strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">Kahramanmaraşlılar markaya emek vermiş ustalar ve şehrin ileri gelenleri bu sessizliğe devam ettiği sürece, bu tür hak gaspları artarak sürecek. Bugün “dondurma” diyenler, yarın “biber bizim”, “tarhana bizim”, “cevizli sucuk bizim” demeye başlarsa şaşırmayın. Bu sadece bir rekabet değil, kültürel mirasa karşı sistematik bir aşındırma hareketidir.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">Ancak bu noktada önemli bir ismi anmak gerekir: Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mustafa Buluntu. Sessiz kalmayanlardan biri olarak hemen yasal yollara başvurdu, kamuoyunu net bir şekilde bilgilendirdi ve Maraş markasına sahip çıktı. Sayın Buluntu’nun bu net duruşu, şehrin marka değerinin korunması açısından son derece kıymetlidir. Bu tavır, diğer kurum ve yetkililere de örnek olmalıdır.&nbsp; </span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:28px">***</span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000"><strong>Peki, bu durumda dondurma sadece KMTSO’nun mu?</strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">Elbette hayır. Kahramanmaraş Dondurması, tüm şehrin ortak mirasıdır. Bu süreçte yalnızca Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mustafa Buluntu'nun ses yükseltmesinin yanı sıra şehrin tüm kurumları, markaları, sivil toplum kuruluşları ve kanaat önderleri bu konuda birlikte hareket etmeli; Buluntu’yu yalnız bırakmamalıdır.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000"><strong>Dondurma Üreticilerimiz Neden Sessiz?</strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">Dünyaca tanınan bir marka haline gelen Mado, Kahramanmaraş’ın adını ve eşsiz dondurmasını tüm dünyaya duyurdu. Böylesine güçlü bir markanın, Maraş Dondurmasına yönelik açık bir saygısızlık karşısında sessiz kalması ve diğer üreticilerle bir araya gelmesi gerekiyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">Kahramanmaraş’ın asırlık mirasını ve emeğini hedef alan bu tür söylemler karşısında sadece Mado değil, tüm dondurma üreticilerinin ortak bir sesle tepki vermesi gerekmez mi?</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">Sessiz kalmak, bazen onaylamaktan daha tehlikelidir. Çünkü sessizlik, çoğu zaman tarafsızlık değil, tavırsızlıktır. Ve unutulmamalıdır ki; sessiz kalan, sessizliğiyle gömülür.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:28px">***</span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">Türkiye’de hak çalmak öyle kolaylaştı ki;</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">&nbsp;Sınır tanımaya bile gerek kalmadı. Marka tescilleri, coğrafi işaretler, geleneksel üretim teknikleri artık kâğıt üstünde birer detaydan ibaret. Gerçek mücadele, kamuoyunu bilgilendirmekle ve sahayı sahiplenmekle başlar. Eğer Kahramanmaraş, “bizimdir” diyemezse, yarın başkaları o “bizim” olanı elinizden alır.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000"><em>Ayrıca Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre “markayı ilk kullananın hakkı vardır.” Bu noktada köklü üreticilerin hem hukuki hem kültürel olarak bu değere sahip çıkma sorumluluğu da vardır.</em></span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">Kahramanmaraş’ın bu suskunluğu, sadece bir ürünün değil, şehrin kültürel hafızasının silinmesi anlamına gelir. Bugün bu sahaya güçlü şekilde çıkılırsa, yalnızca bir ürün değil, bir kent onuru da korunmuş olur. Unutmayın: Tabela dondurması geçer gider; ama aslı, özü ve geleneği yaşatmak irade ister.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">Ve o irade, artık susmamalı.</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 05 Jul 2025 14:26:51 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomimtv.com/images/kullanicilar/2026/01/fatih-alper-gultepe-1767705615.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Tüketim Toplumundan Tükenmiş Topluma</title>
                <category>Fatih Alper Gültepe</category>
                <link>https://www.ekonomimtv.com/makale/tuketim-toplumundan-tukenmis-topluma-10</link>
                <author>fatihalpergultepe@ekonomimtv.com (Fatih Alper Gültepe)</author>
                <guid>https://www.ekonomimtv.com/makale/tuketim-toplumundan-tukenmis-topluma-10</guid>
                <description><![CDATA[Tüketim Toplumundan Tükenmiş Topluma]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:start"><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">&nbsp;“<em><strong>Bir Ülkenin Dönüşen Hafızası: </strong></em>Türkiye’de İnsan, Aile ve Hayat 1980’den 2025’e”</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">Bugün Türkiye’de sokakta yürüyen herhangi bir insana, “<em><strong>Nasılsın?</strong></em>” diye sorsanız, cevabı çoğunlukla ya bir iç çekişle ya da kısa bir sessizlikle başlar. Çünkü bu ülkede “<em><strong>nasıl olmak</strong></em>” artık sadece kişisel bir ruh hali değil; ekonomik dalgalarla, göçlerle, siyasetle ve hatta çocuk yetiştirme biçimleriyle biçimlenen kolektif bir yük haline geldi.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><em><strong><span style="color:#2980b9"><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Psikolojisi Yorgun Bir Toplum</span></span></span></strong></em></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">İnsanlar artık eskisi gibi gülmüyor. </span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">Umutlarını daha sessiz taşıyorlar. </span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">1980’lerde temel ihtiyaçlar için çabalayan aileler, bugünün Türkiye’sinde enflasyonla, kirayla, borçla, geleceksizlikle mücadele ediyor. <em><strong>Ancak fark şu</strong></em>: 1980’lerin yoksulluğu kalabalık ama dayanışma içindeydi; 2025’in yoksulluğu yalnız ve izole.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">Depresyon, kaygı bozukluğu, tükenmişlik sendromu sıradanlaştı. Psikolojik destek bir lüks değil, ihtiyaç. Fakat bu ihtiyaca ulaşmak da bir ekonomik mesele haline geldi. Çünkü ayda bir terapiye gitmek bile, artık yalnızca üst sınıfa ait bir “rahatlama” yöntemi.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Roboto">⸻</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><em><strong><span style="color:#2980b9"><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Anne Babaların Dönüşümü: Yasakçılıktan Kaygıcılığa</span></span></span></strong></em></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">1980’li yıllarda çocuklar “büyütülürdü”, bugünse çocuklar “yetiştiriliyor”. Aradaki fark büyük. O dönem ebeveynler için önemli olan itaatkâr ve ayakta kalabilen çocuklardı; şimdi ise özgüvenli, global, iki dil bilen ama aynı zamanda sınavdan sınava koşan bir çocuk profili isteniyor. Aileler daha bilinçli ama bir o kadar da kaygılı.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">Bugünün ebeveyni, çocuğu üzerine kurulu bir hayat yaşarken kendi psikolojisini ihmal ediyor. Modern ebeveynlik, çocuğu merkezde tutarken, kendini sessiz bir çöküşe sürüklüyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><em><strong><span style="color:#2980b9"><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">İki Yıl, Bin Yıllık Değişim: Ekonomik Dönüşümün Sert Yüzü</span></span></span></strong></em></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">Sadece son iki yılda yaşanan ekonomik sarsıntı, milyonlarca insanın yaşam standardını yerle bir etti. Asgari ücretin artışı, etiket fiyatlarına yetişemez oldu. Hayaller önce ertelendi, sonra iptal edildi. Geleceğe dair planlar yerini günü kurtarma refleksine bıraktı. İnsanlar artık hayatta kalma mücadelesi veriyor, yaşam mücadelesi değil.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><em><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">Bir ülkede kahvaltılık ürünlerin teker teker evden eksilmesi, aslında sessiz bir yoksulluk devrimidir.</span></span></span></strong></em></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Roboto">⸻</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><em><strong><span style="color:#2980b9"><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Göçler ve Göç Siyaseti: Nereye Aitiz, Kimiz?</span></span></span></strong></em></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">Suriye savaşından sonra başlayan büyük göç dalgası, artık sadece bir “misafirlik” değil, kalıcılık meselesi. Türk halkı ile göçmenler arasında gerilen toplumsal bağ, siyasetin oy potansiyeli üzerinden yürüttüğü “göç stratejileriyle” daha da karmaşık hale geldi. Bu yalnızca demografik bir değişim değil; aynı zamanda kültürel, sosyal ve hatta psikolojik bir çatışma.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">İnsanlar, aidiyet duygusunu yitiriyor. “Ben bu ülkeye ait miyim?” sorusu artık sadece göçmenler tarafından değil, yerli halk tarafından da sıkça soruluyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><em><strong><span style="color:#2980b9"><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Değişen İnsan Profili: Gülüşü Azalan Bir Nesil</span></span></span></strong></em></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">Türkiye’de insan profili artık daha tepkili ama daha umutsuz. Daha eğitimli ama daha kırılgan. Teknolojiye entegre ama doğadan kopuk. Aile bağları zayıflıyor, bireycilik artıyor ama birey de yalnızlaşıyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Roboto">⸻</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">Ve en kötüsü: <em><strong>Gençler gitmek istiyor. Gitmek bir umut değil, kaçış haline geldi.</strong></em></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">Türkiye sadece ekonomik değil, kültürel, psikolojik ve sosyal anlamda da bir dönüşüm yaşıyor. 1980’den 2025’e uzanan bu çizgi, bir milletin yaşama biçiminin, hayal kurma yönteminin ve hatta çocuklarına sarılma şeklinin bile değiştiğini gösteriyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">Bu dönüşüm bir “ilerleme” mi, yoksa bir “yıpranma” mı? Belki de her ikisi. Ama kesin olan şu: Türkiye’nin hafızası artık daha karmaşık, daha yüklü ve daha sessiz.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Roboto">⸻</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><em><strong><span style="color:#2980b9"><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Tüketim Toplumundan Tükenmiş Topluma</span></span></span></strong></em></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">Türkiye’de birey, artık sadece vatandaş değil; aynı zamanda bir müşteri, bir borçlu, bir hedef kitle. Her şeyin “satılabilir” olduğu bir çağda yaşıyoruz. Reklamlar mutluluğu ürünle eşitliyor, sosyal medya yaşam tarzı yarışına dönerken insanlar kendi hayatlarını beğenmez hale geliyor. Bu sahte mutluluk hali, özellikle gençleri depresyonla tanıştırıyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">Kredi kartı limitlerinin sınırına gelen insanlar, lüksün değil temel ihtiyaçların peşinde koşuyor. Tüketmek için yaşamaya zorlanan bir halk, artık yaşamak için tüketemiyor bile.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Roboto">⸻</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">Eğitimin Yükü: </span><em><span style="color:#2980b9"><strong>Gelecek Garantili Bir Yarış Değil, Mutsuzluk Yarışı</strong></span></em></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">Okul öncesinden üniversiteye kadar uzanan eğitim sistemi, artık çocukları hayata hazırlamak yerine sistemin stresine hazırlıyor. Dershaneler, özel öğretmenler, sınavlar, yarışlar… Bir çocuğun hayalleri test kitapçıklarına sıkışmış durumda. Aileler çocuklarının geleceğini garanti altına almak için ekonomik ve duygusal tükenmişliğe razı.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">Ama artık diplomalar geçim garantisi değil; bir zamanlar umut olan üniversite ise işsizliğin başlangıç noktası.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Roboto">⸻</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">Sessiz Çöküş: </span><em><strong><span style="color:#2980b9">Orta Sınıfın Eriyip Yok Oluşu</span></strong></em></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">Türkiye’de geçmişte “orta direk” denilen bir kavram vardı. Ne zengin, ne fakir… Ama şimdi bu kitle ya alttakilere yaklaştı ya da yok oldu. Eskiden iki maaşla ev alınabilirken, bugün üç maaş bir araya gelse bir yıllık kiranın yarısını zor karşılıyor. Ev almak hayal oldu, kiracı olmak bile lüks hale geldi.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">Bu sınıfsal erime, toplumsal huzuru da erozyona uğrattı. Orta sınıfın kaybı, aynı zamanda toplumsal denge ve umut kaybıdır.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Roboto">⸻</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">Sosyal Medya ve Kimlik Krizi: </span><span style="color:#2980b9"><em><strong>Herkes Her Şey Ama Aslında Hiç Kimse</strong></em></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">İnsanlar artık “kendisi” değil, “görünmesi gereken kişi” haline geliyor. Sosyal medyada mutluluk pozlarıyla bezeli hayatlar, gerçek hayatta boşluk ve değersizlikle yankılanıyor. Kimlik bunalımı, özellikle gençler arasında yaygın: Ne olmak istediğini bilen çok az, ama neye benzemesi gerektiğini düşünen çok fazla.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">Takipçi sayısıyla değer, filtreyle mutluluk ölçülür hale geldi. Gerçek insanlar, sanal kişiliklerin gölgesinde yok oluyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Roboto">⸻</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">Gelecek Endişesi: </span><span style="color:#2980b9"><em><strong>Hayal Kurmaktan Vazgeçen Bir Gençlik</strong></em></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">Türkiye’de gençlik, yalnızca ideallerle değil; artık kredi borçları, barınma sorunları, işsizlikle tanışıyor. En verimli yaşlarını ya KPSS’ye hazırlanarak ya da bir yurtdışı kapısı aralayarak geçiriyorlar.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">Hayal kurmak bile lüks. Çünkü herkes önce “nasıl geçinirim?” sorusunu yanıtlamak zorunda.</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 03 Jun 2025 14:55:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomimtv.com/images/kullanicilar/2026/01/fatih-alper-gultepe-1767705615.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Zamlar Karşısında Sessiz, Siyaset Karşısında Sesli:</title>
                <category>Fatih Alper Gültepe</category>
                <link>https://www.ekonomimtv.com/makale/zamlar-karsisinda-sessiz-siyaset-karsisinda-sesli-9</link>
                <author>fatihalpergultepe@ekonomimtv.com (Fatih Alper Gültepe)</author>
                <guid>https://www.ekonomimtv.com/makale/zamlar-karsisinda-sessiz-siyaset-karsisinda-sesli-9</guid>
                <description><![CDATA[Zamlar Karşısında Sessiz, Siyaset Karşısında Sesli:]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:start"><span style="font-family:Trebuchet MS,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Zamlar Karşısında Sessiz, Siyaset Karşısında Sesli: Türkiye’deki Çelişkiyi Anlamak</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Trebuchet MS,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Son dönemde Türkiye’de yaşanan ekonomik dalgalanmalar, özellikle fahiş zamlar ve kira artışları halkın gündeminin en yakıcı konusu haline geldi. Buna rağmen toplumun önemli bir kesiminin bu ekonomik baskıya karşı yeterli tepki göstermediği dikkat çekiyor. İlginçtir ki aynı kesim, Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanma ihtimaline karşı oldukça organize ve gürültülü bir tepki verdi. Bu durum, ekonomik sıkıntıların toplumun belirli bir kesiminde yeterince yankı bulmadığını ve bazı grupların bu zam dalgasından görece daha az etkilendiğini düşündürüyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="color:#2980b9"><span style="font-size:26px"><span style="font-family:Trebuchet MS,Helvetica,sans-serif">***</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Trebuchet MS,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Fahiş Zamlar ve Sessizlik</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Trebuchet MS,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Son aylarda gıda, enerji, kira gibi temel ihtiyaçlara gelen zamlar, vatandaşın yaşam standardını ciddi şekilde zorlaştırdı. Birçok hane bütçesini denkleştirmekte zorlanırken, bazı kesimlerin bu duruma kayıtsız kaldığı gözlemlendi. Zamlar, her gelir grubunu farklı şekilde etkiler; ancak ekonomik olarak daha güçlü kesimlerin bu artışlara sessiz kalması, yaşanan çalkantının toplumun her kesimine eşit yansımadığını gösteriyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Trebuchet MS,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Asıl çelişki, bu ekonomik baskıya karşı gösterilmeyen tepkinin, siyasi gelişmelere karşı çok daha güçlü ve örgütlü şekilde sergilenmesiyle ortaya çıkıyor. Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanma ihtimaline karşı birçok şirketi, medya kuruluşunu ve teknoloji firmasını, gıda sektörünü karşı boykot kararı alındı. Bu, bir siyasi figüre duyulan desteğin ne kadar güçlü olduğunu gösterse de aynı zamanda halkın günlük yaşamını doğrudan etkileyen zam dalgasına gösterilen kayıtsızlık düşündürücü.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="color:#2980b9"><span style="font-size:26px"><span style="font-family:Trebuchet MS,Helvetica,sans-serif">***</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Trebuchet MS,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Siyasi Tepki ve Ekonomik Gerçekler</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Trebuchet MS,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Ekrem İmamoğlu’na yönelik destek, toplumun bazı kesimlerinin haklı olarak siyasi kimliğine sahip çıkma refleksi olabilir. Ancak bu refleksin, halkın yaşam koşullarını zorlaştıran zam dalgasına yönelik gösterilmemesi, temel ekonomik sorunların arka plana itildiğini gösteriyor. Oysa İmamoğlu’nun tutuklu olup olmamasının kişisel hayatlar üzerinde doğrudan bir etkisi yokken, her sabah gelen zamlar vatandaşın cebini doğrudan vuruyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Trebuchet MS,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Bir toplumun siyasal ve ekonomik tepkileri arasındaki bu dengesizlik, bazı grupların ekonomik sıkıntıları daha az hissettiğini düşündürüyor. Zamların acısını yoğun şekilde çeken kesimlerin ise tepkilerini örgütlü şekilde dile getirememesi, ekonomik dengesizliğin toplumda yarattığı uçurumu daha da derinleştiriyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="color:#2980b9"><span style="font-size:26px"><span style="font-family:Trebuchet MS,Helvetica,sans-serif">***</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Trebuchet MS,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Asıl Mesele: Geçim Sıkıntısı</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Trebuchet MS,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Bugün Türkiye’de toplumun büyük bir kısmı sabahın ilk saatlerinde yeni zam haberleriyle güne başlıyor. Elektrikten akaryakıta, gıdadan kiraya kadar uzanan bu dalga, ekonomik dar boğazın her geçen gün daha da derinleştiğini gösteriyor. İmamoğlu’na gösterilen destek, bir grup için siyasi bir duruş olsa da ekonomik kriz karşısında gösterilmeyen tepki, asıl çözüm arayışının zayıf kaldığını düşündürüyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="color:#2980b9"><span style="font-size:26px"><span style="font-family:Trebuchet MS,Helvetica,sans-serif">***</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Trebuchet MS,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Çözüm Ne Olmalı?</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Trebuchet MS,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Siyasetin kutuplaştırıcı atmosferi içinde ekonomik sorunlar ikinci plana atıldığında, bu durum fırsatçılara zemin hazırlıyor. Zamlar karşısında sessiz kalınması, ekonomik manipülasyonlara ve halkın alım gücünün daha da erimesine yol açar. Oysa toplum olarak siyasi refleks kadar ekonomik gerçeklere de aynı duyarlılıkla yaklaşmak gerekiyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Trebuchet MS,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Ekrem İmamoğlu’na gösterilen tepkinin arkasında kendilerince haklılık payı olabilir; ancak zamların, fırsatçılığın ve ekonomik eşitsizliğin etkilediği milyonların sesi duyulmadığında, toplumun tamamı için daha büyük sorunların kapıda olduğunu unutmamak gerekir. Unutmayalım ki, siyaset gelip geçer; ama her gün eve götürülen ekmek, ödenen kira ve yaşanan ekonomik baskı kalıcı izler bırakır.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Trebuchet MS,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Bugün ihtiyacımız olan, siyasal refleks kadar güçlü bir ekonomik refleks geliştirmektir. Çünkü herkesin cüzdanına dokunan zam dalgası, sadece bir kesimin değil, tüm toplumun ortak sorunudur.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Trebuchet MS,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Bugün yapılan bu eylemlerin fırsatçılara karşı yapılmaması üzücü bir durum. Yapılan protestolar, boykot kararları doğru bir yapılanma olmamakla birlikte, yapı düzenini bozmaktan başka bir şey değildir. </span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 27 Mar 2025 18:04:42 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomimtv.com/images/kullanicilar/2026/01/fatih-alper-gultepe-1767705615.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Milletvekili Maaşlarından Dar Gelirlilere Pay Ayrılmalı mı?</title>
                <category>Fatih Alper Gültepe</category>
                <link>https://www.ekonomimtv.com/makale/milletvekili-maaslarindan-dar-gelirlilere-pay-ayrilmali-mi-8</link>
                <author>fatihalpergultepe@ekonomimtv.com (Fatih Alper Gültepe)</author>
                <guid>https://www.ekonomimtv.com/makale/milletvekili-maaslarindan-dar-gelirlilere-pay-ayrilmali-mi-8</guid>
                <description><![CDATA[Milletvekili Maaşlarından Dar Gelirlilere Pay Ayrılmalı mı?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Trebuchet MS,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Türkiye’de milletvekili maaşları ve emeklilerin durumu, yıllardır tartışma konusu olmaya devam ediyor. Emekliler ve dar gelirli vatandaşlar, hayat pahalılığı karşısında zorlanırken, milletvekillerinin yüksek maaşları ve sosyal hakları gündeme getiriliyor. Peki, vekillerin maaşlarının bir kısmının doğrudan ihtiyaç sahiplerine aktarılması mümkün mü? Özellikle muhalefet partileri, sürekli olarak ekonomik zorlukları ve vatandaşın geçim derdini dile getirirken, kendi maaşlarından bir pay ayırarak somut bir adım atabilir mi?</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Trebuchet MS,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><strong><span style="color:black">Mevcut Durum ve Milletvekili Maaşları</span></strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Trebuchet MS,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Türkiye’de şu an&nbsp;<strong>600 milletvekili</strong>&nbsp;bulunuyor. Bir milletvekilinin maaşı ise ek ödeneklerle birlikte yaklaşık&nbsp;<strong>140-150 bin TL</strong>&nbsp;arasında değişiyor. Emekliye ayrılan milletvekilleri de yüksek emekli maaşları alarak hayatlarına devam ediyorlar. Eğer aktif ve emekli milletvekillerinin maaşlarının&nbsp;<strong>%25’i</strong>&nbsp;dar gelirli aileler ve emeklilere verilse, önemli bir kaynak oluşturulabilir.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Trebuchet MS,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black"><img alt="" src="https://www.ekonomimtv.com/public/images/detay/kapak_225942_yoksulluk-artacak.jpg" style="height:450px; width:760px" /></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Trebuchet MS,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Örneğin;</span></span></span></span></p>

<ul>
	<li><span style="font-family:Trebuchet MS,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:black">Aktif&nbsp;<strong>600 milletvekilinin</strong>&nbsp;maaşından&nbsp;<strong>%25’lik bir kesinti</strong>&nbsp;yapıldığında, her ay&nbsp;<strong>yaklaşık 20 bin TL x 600 = 12 milyon TL</strong>&nbsp;gibi bir miktar ortaya çıkacaktır.</span></span></span></li>
	<li><span style="font-family:Trebuchet MS,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:black">Son üç dönemde emekliye ayrılan vekillerin maaşları da eklendiğinde, bu rakam daha da artacaktır.</span></span></span></li>
	<li><span style="font-family:Trebuchet MS,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:black">Bu paranın doğrudan dar gelirli ailelere, emeklilere ya da öğrencilere burs olarak aktarılması mümkün olabilir.</span></span></span></li>
</ul>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Trebuchet MS,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><strong><span style="color:black">Muhalefet ve Sosyal Sorumluluk</span></strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Trebuchet MS,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Muhalefet partileri, sürekli olarak hükümeti emekli maaşlarının düşüklüğü, ekonomik sıkıntılar ve hayat pahalılığı üzerinden eleştiriyor. Ancak bu noktada samimiyet testi devreye giriyor. Eğer gerçekten vatandaşın yanında olduklarını göstermek istiyorlarsa, öncelikle kendi maaşlarından bir fedakârlık yapmaları gerekmez mi?</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Trebuchet MS,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">CHP, İYİ Parti, DEM Parti ve diğer muhalefet partileri, ekonomik zorlukları sıkça gündeme getirirken, kendi vekillerinin maaşlarının belirli bir oranını doğrudan ihtiyaç sahiplerine aktararak öncülük edebilirler. Bu, bir yandan dar gelirli vatandaşlara destek sağlarken, diğer yandan siyasi samimiyetin de göstergesi olabilir. Eğer muhalefet milletvekilleri, her ay maaşlarının&nbsp;<strong>%25’ini</strong>&nbsp;yoksul ailelere bağışlasa, halkın gözünde çok daha güçlü bir güven ortamı yaratabilirler.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Trebuchet MS,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><strong><span style="color:black">Siyasi Popülizm Yerine Gerçek Çözümler</span></strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Trebuchet MS,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Elbette bu öneri, sadece muhalefetle sınırlı kalmamalı. İktidar partisi milletvekilleri de aynı fedakârlığı göstererek destek olabilirler. Meclis içinde ortak bir fon oluşturulup, bu fon aracılığıyla düzenli olarak dar gelirli ailelere yardım yapılabilir.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Trebuchet MS,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Siyasette halkın refahı için konuşmalar yapmak önemli ancak eyleme dökülmeyen söylemler bir noktadan sonra samimiyetini yitiriyor. Eğer gerçekten emekliyi, dar gelirliyi düşünüyorlarsa, vekiller maaşlarının bir kısmını bağışlayarak toplumda fark yaratabilirler.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Trebuchet MS,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Muhalefet, sadece sözde değil, özde de vatandaşın yanında olduğunu kanıtlamak istiyorsa, bu tür somut adımları atmalıdır. Aksi takdirde, yapılan eleştiriler sadece siyasi bir söylemden öteye geçmez ve halk nezdinde güven kaybına uğrar.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Trebuchet MS,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Peki, bu öneriyi hayata geçirmek için adım atacak bir siyasetçi çıkar mı? Bekleyip göreceğiz…</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><img alt="" src="https://www.ekonomimtv.com/public/images/detay/insanlar.png" style="height:377px; width:800px" /></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Trebuchet MS,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><strong><span style="color:black">Asgari Ücret Artışı ve Enflasyon Tartışmaları</span></strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Trebuchet MS,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Son dönemde ekonomi yönetiminden bazı yetkililerin yaptığı açıklamalar da dikkat çekici. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı’nın asgari ücretin artırılmasının enflasyona neden olacağı yönündeki açıklaması, ekonomik gerçekler açısından tartışmalı bir iddia olarak karşımıza çıkıyor.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Trebuchet MS,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Bu görüşe göre, asgari ücret artırıldığında dar gelirli vatandaşların satın alma gücü yükseliyor ve bu da daha fazla harcama yapmalarına yol açarak enflasyonu tetikliyor. Ancak bu mantık yürütülürse, milletvekili maaşlarının ve diğer üst düzey gelir gruplarının da enflasyonist baskı oluşturduğu iddia edilebilir. Çünkü&nbsp;<strong>bir milletvekili maaşı yaklaşık 150 bin TL iken, bir asgari ücretli 23 bin TL kazanıyor</strong>. Eğer harcama gücü enflasyonu artırıyorsa, o zaman önce yüksek gelir gruplarının maaşlarını tartışmaya açmak gerekmez mi?</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Trebuchet MS,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Dahası, vatandaşın temel ihtiyaçlarını karşılamak için yaptığı harcamalar, lüks tüketimden çok gıda, kira ve faturalar gibi zorunlu harcamalardan oluşuyor. Eğer halkın temel ihtiyaçlarını karşılayacak bir geliri olmazsa, ekonomik çarklar nasıl dönecek? Üstelik büyük şirketlere teşvikler ve vergi afları sağlanırken, dar gelirli kesimin maaş artışlarını "enflasyonun sebebi" olarak göstermek ne kadar adil?</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Trebuchet MS,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Bugün milyonlarca insanın bebek bezini tek tek aldığı, ekonomik sistem var. Asgari ücretin artışına karşı çıkanların, öncelikle bu durumu sorgulaması gerekmiyor mu? Eğer maaş artışı gerçekten enflasyonu artırıyorsa, milletvekili maaşlarının da enflasyon üzerindeki etkisi konuşulmalı.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Trebuchet MS,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><strong><span style="color:black">Siyasi Popülizm Yerine Gerçek Çözümler</span></strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Trebuchet MS,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Siyasette halkın refahı için konuşmalar yapmak önemli ancak eyleme dökülmeyen söylemler bir noktadan sonra samimiyetini yitiriyor. Eğer gerçekten emekliyi, dar gelirliyi düşünüyorlarsa, vekiller maaşlarının bir kısmını bağışlayarak toplumda fark yaratabilirler.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 26 Feb 2025 17:00:08 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomimtv.com/images/kullanicilar/2026/01/fatih-alper-gultepe-1767705615.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yeni Ekonomik İnsiyatif: İnsan Odaklı Değişim</title>
                <category>Fatih Alper Gültepe</category>
                <link>https://www.ekonomimtv.com/makale/yeni-ekonomik-insiyatif-insan-odakli-degisim-7</link>
                <author>fatihalpergultepe@ekonomimtv.com (Fatih Alper Gültepe)</author>
                <guid>https://www.ekonomimtv.com/makale/yeni-ekonomik-insiyatif-insan-odakli-degisim-7</guid>
                <description><![CDATA[Yeni Ekonomik İnsiyatif: İnsan Odaklı Değişim]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">2025 yılı ekonomisi, geleneksel parametrelerle değerlendirildiğinde bile herkesi şaşırtacak yeni bir dönemin eşik noktasında bulunuyor. Ancak bu yılı, sadece rakamlardan ibaret bir analizle özetlemek, gerçeği yetersiz bir çerçevede sunmaktan başka bir şey olmaz. Aslında, ekonomik döngülerin ve piyasa mekanizmalarının ötesinde düşünülmesi gereken bir kavşakta bulunuyoruz.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">Ekonomik Dinamiklerin Evrimi </span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">2025, küresel ticaretin görülmemiş şekilde yeniden tanımlandığı bir yıl olabilir. Yıllarca süregelen arz zinciri sorunları ve enerji kıtlığı, yerel üretim modellerinin geri dönüşünü hızlandırırken, küresele meydan okuyan yerel oyuncuların yükseldiğini görebiliriz. Ancak bu yükseliş, tam anlamıyla teknoloji destekli bir paradigma kaymasını beraberinde getiriyor. Yapay zekâ ve otomasyon, çoktan ekonominin "yeni doğalı" haline geldi.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">Birbirine bağlı bu sistemler, klasik "emek" kavramını yeniden şekillendirirken, ülkelerin rekabet avantajını belirleyen ana unsurlarını da farklı bir zemine çekiyor. Artık, kaynak bolluğu ya da coğrafi konum kadar, yazılım altyapısı ve teknolojik öncülük öne çıkıyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">Küresek Paradoksa Doğru </span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">Küresel ekonomi, daha şeffaf ve eşitlikçi bir yöne doğru evrilirken, ironik bir şekilde gelir eşitsizliği derinleşiyor. 2025, büyüyen dijital ekonominin sunduğu fırsatların, sınırlı bir kesimin elinde toplanma riskinin yoğunlaştığı bir yıl olarak hatırlanabilir. Ancak bu durum, toplumsal bilinçte yeni bir farkındalık dalgasını da tetikliyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">Sınırsız Türkiye: Yerelden Küresele </span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">2025 yılında Türkiye ekonomisi, "sınırsız" bir vizyonla kendine yeni bir yol çiziyor. Geleneksel ihracat modellerinden, dijital hizmet ve yenilenebilir enerji gibi geleceğin odak noktalarına doğru kayış hızlanıyor. Kırsaldan gelen yaratıcı endüstriler ve teknolojik inovasyon, sadece ekonomik büyümeyi değil, aynı zamanda toplumsal dayanışmayı da güçlendiriyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">Yeni Ekonomik İnsiyatif: İnsan Odaklı Değişim </span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">2025 yılında ekonominin en belirleyici unsuru, "insan merkezli" bir yaklaşımın farkına varılması olabilir. Fiziksel çalışma alanlarından, dijital bağlantılarla şekillenen yeni bir dünyaya geçişte, "işçi" ve "tüketici" kimlikleri arasındaki fark gitgide silik hale geliyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">2025'i, sadece piyasa performansına ya da makroekonomik verilerle özetlemek yerine, derinlemesine bir toplumsal dönüşüm olarak ele almak, bu yılın anlam ve önemini daha iyi kavramamızı sağlayacak. Belki de, 2025'i "ekonomik yeniden başlangıç yılı" olarak adlandırmak, onun dinamiklerini ve potansiyelini özetlemek için en iyi yoldur.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">2025 Yılında Altın ve Doların Rotası</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">2025 yılı, finansal piyasalar açısından hem beklenen hem de beklenmeyen gelişmelerin yaşanacağı bir dönem olmaya aday. Altın ve dolar gibi geleneksel güvenli liman yatırımlarının, hem küresel hem de yerel ekonomilerdeki dinamiklere bağlı olarak nasıl bir yol izleyeceği önemli soruların başında geliyor. Ancak, bu iki varlığın gelecekteki değerini sadece ekonomik faktörlerle değil, aynı zamanda jeopolitik ve teknolojik gelişmelerle de yorumlamak gerekiyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">Dolar: Rezerv Para Biriminin Evrimi </span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">Dolar, küresel rezerv para birimi olarak uzun yıllardır liderliğini koruyor. Ancak, bu liderlik son yıllarda çeşitli meydan okumalarla karşı karşıya. 2025 yılında ABD ekonomisinin performansı, merkez bankasının faiz kararları ve küresel ticaret dengesi dolara yön verecek temel faktörler olacak.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz politikaları, 2024'teki agresif faiz artırımlarının etkilerinin 2025'te hissedilmeye devam etmesiyle dikkatle izlenecek. Fed'in politika değişiklikleri, dolara olan talebi doğrudan etkileyebilir. Bununla birlikte, dijital merkez bankası para birimlerinin (CBDC'ler) yayılması, doların geleneksel rezerv para birimi rolünü kısmen de olsa sorgulatabilir.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">Dolar/TL paritesine gelince, Türkiye'nin ekonomi politikaları ve enflasyonla mücadele stratejileri bu paritedeki oynaklığın temel belirleyicileri olacak. </span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">Altın mı, Dolar mı? </span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">2025 yılında yatırımcılar için kritik soru şu olacak: </span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">Altın mı, dolar mı? </span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="color:#000000">Cevap, yatırımcının risk iştahı ve portföy stratejilerine bağlı. Kısa vadeli kazançlar peşinde olanlar için dolar, uzun vadeli güven ve istikrar arayanlar için ise altın öne çıkabilir. Ancak her iki varlık da, volatiliteye karşı dayanıklı bir strateji geliştirmek isteyen yatırımcılar için cazip birer alternatif olacağını sürdürecek.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 07 Jan 2025 19:44:49 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomimtv.com/images/kullanicilar/2026/01/fatih-alper-gultepe-1767705615.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Barınma Krizi Derinleşiyor</title>
                <category>Fatih Alper Gültepe</category>
                <link>https://www.ekonomimtv.com/makale/barinma-krizi-derinlesiyor-6</link>
                <author>fatihalpergultepe@ekonomimtv.com (Fatih Alper Gültepe)</author>
                <guid>https://www.ekonomimtv.com/makale/barinma-krizi-derinlesiyor-6</guid>
                <description><![CDATA[Barınma Krizi Derinleşiyor]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px">Konut fiyatlarındaki artışın en büyük sonuçlarından biri, giderek daha fazla insanın barınma sorunu yaşamasıdır.&nbsp;</span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px">Bu durum ise,<br />
•⁠ &nbsp;⁠İş imkanlarının azalmasına.<br />
•⁠ &nbsp;⁠Uygun fiyata ev neredeyse imkansız olması.<br />
•⁠ &nbsp;⁠Yeni evlenecek ve evlilerin ciddi bir sosyal sorun haline gelmesidir.<br />
Şöyle ki, Konut bulamayanlar ya şehir dışına taşınacak ya da şehir merkezlerinde yüksek kiralarla finansal baskı altına girecek.</span></span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px">*</span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><em><strong>Ekonomik Eşitsizlik Artacak</strong></em><br />
Konut piyasasındaki artışlar, ekonomik eşitsizliği daha da derinleştirecek. Yüksek gelirli gruplar, yatırımlarını daha fazla mülk satın alarak değerlendirebilirken, düşük gelirli bireyler ve aileler konut edinme şansını kaybedecek. Zenginlerin mülk sahipliğinin artmasıyla birlikte, kira ödemek zorunda kalan kesimlerin üzerindeki baskı daha da artacak. Mülk sahibi olmak artık bir lüks haline gelirken, kiracılar barınma masrafları yüzünden temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanacak.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px">Tüketici Borçlanması ve İflaslar günden güne artmasıyla birlikte konut fiyatlarının sürekli artması, insanların kredi ve borçlanma yoluna başvurmasına neden olacak. Ancak ekonomik belirsizlikler, artan faiz oranları ve düşük gelirler borç yükünün altına giren haneler için ciddi bir risk oluşturacak. Bankaların kredi verme şartlarını daha da zorlaştırmasıyla birlikte, birçok kişi ev sahibi olma hayalinden tamamen vazgeçmek zorunda kalacak. Kira ödemeleri, hanelerin gelirlerinin büyük bir bölümünü yutarken, tüketici borçları artacak ve iflaslar kaçınılmaz hale gelecek. Bu durum büyü bir çıkmazın içine girilmesine neden olacak.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><em><strong>Sosyal Gerilimler ve Göç</strong></em><br />
Konut fiyatlarındaki artışın uzun vadede yaratacağı sosyal sorunlardan biri de toplumsal gerilimlerdir. Şehirlerde yaşamayı sürdüremeyen kesimler, daha uygun fiyatlı bölgelerde yaşamak için göç edecek, ancak bu da göç edilen yerlerde yeni sorunlara yol açacak. Yerel halk ile göç edenler arasında gerginlikler artabilir. Ayrıca şehirlerin merkezleri giderek yüksek gelirli azınlıklar için ayrılırken, daha geniş kesimler sosyal ve ekonomik olarak dışlanmış hissedecekler.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><em><strong>Devletin Müdahalesi ve Siyasi Baskılar</strong></em><br />
Bu tür derin ekonomik krizlerde, devletlerin müdahalesi kaçınılmaz hale gelir. Ancak konut politikalarında etkili ve sürdürülebilir çözümler üretmek her zaman kolay olmayabilir. Kira kontrolleri, sosyal konut projeleri ve inşaat teşvikleri gibi önlemler geçici çözümler sunabilir, ancak piyasadaki yapısal sorunları çözmek için daha kapsamlı ekonomik ve mali politikalar gerekecektir. Bu süreçte halkın devlete yönelik beklentileri ve baskıları artarken, hükümetler toplumsal huzursuzlukları yönetmek zorunda kalacaklar.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><em><strong>Uzun Vadeli Psikolojik ve Sosyal Etkiler</strong></em><br />
Konut krizi, yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal ve psikolojik sonuçlar da doğuracaktır. Barınma güvencesinin olmayışı, insanların geleceğe dair güvenlerini sarsacak ve toplumsal huzursuzlukları körükleyecek. Özellikle genç nesiller arasında mülk sahibi olma umudunun kaybolması, uzun vadede aile kurma, çocuk sahibi olma gibi kararları etkileyebilir. Daha az insan, uzun vadeli bir yaşam planı yapma konusunda kendini güvende hissedecek.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px"><em><strong>Sonuç ne derseniz de</strong></em><br />
Kira ve konut fiyatlarındaki artış, sadece bireylerin ekonomik durumu üzerinde değil, aynı zamanda toplumların genel huzuru ve yapısı üzerinde de ciddi etkiler yaratacak. Bu sorunlar çözüme kavuşmadıkça, toplumsal eşitsizlikler derinleşecek, sosyal gerilimler artacak ve gelecekte daha büyük ekonomik krizler kapıda bekliyor olacak. Yapılması gereken, sürdürülebilir ve kapsayıcı konut politikaları ile uzun vadeli ekonomik reformların hayata geçirilmesidir. Aksi takdirde, bu barınma krizi, halkın ekonomik gücünü tüketen ve sosyal dokuyu zayıflatan bir sorun olmaya devam edecek.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:18px">Bu yazı, gelecekte karşı karşıya kalacağımız zorluklara dair bir uyarı niteliğindedir. Barınma hakkı, bir lüks değil, temel bir insan hakkıdır; bu hakkı güvence altına almak ise tüm toplumun görevidir.<br />
Bugüne baktığımızda emlak piyasasının yarış içinde olması ve fiyatların kendi kafalarına göre belirlenmesi ise toplumsal bir tehdidin haberci niteliğindedir.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 19 Oct 2024 14:36:11 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomimtv.com/images/kullanicilar/2026/01/fatih-alper-gultepe-1767705615.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ekonominin Toplumdaki Yeri: Hayatımızdaki Görünmez El</title>
                <category>Fatih Alper Gültepe</category>
                <link>https://www.ekonomimtv.com/makale/ekonominin-toplumdaki-yeri-hayatimizdaki-gorunmez-el-5</link>
                <author>fatihalpergultepe@ekonomimtv.com (Fatih Alper Gültepe)</author>
                <guid>https://www.ekonomimtv.com/makale/ekonominin-toplumdaki-yeri-hayatimizdaki-gorunmez-el-5</guid>
                <description><![CDATA[Ekonominin Toplumdaki Yeri: Hayatımızdaki Görünmez El]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Ekonomi her ne kadar soyut bir kavram gibi görünse de, aslında hayatımızın hemen her anında varlığını hissettiren bir güç. Peki, ekonomi toplumda nasıl bir rol oynar ve bizim günlük yaşantımızı nasıl şekillendirir?</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Ekonomi, kaynakların arz ve talep dengesi içerisinde en verimli şekilde kullanılması bilimi olarak tanımlanabilir. Üretim, tüketim, tasarruf, yatırım gibi temel ekonomik faaliyetler, toplumun bütün bireylerini yakından ilgilendirir. Ekonomik kararların, bireyler ve hükümetler tarafından nasıl alındığı ve bu kararların toplumun genel refahını nasıl etkilediği, ekonomik incelemelerin ana konusudur. Bu konu üzerinde birçok ekonomistin yakın takip araştırmaları neticesinde, toplum katında alt, orta ve üst düzey oluşumu netleşmektedir.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Gelelim İstihdam ve İşsizliğin Sosyal Etkilerine…</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">İstihdam ve işsizlik oranları, toplum üzerinde doğrudan etkiler. Sağlam bir ekonomik yapı, işsizliği azaltarak toplumsal huzurun korunmasına yardımcı olur. İşsizliğin yüksek olduğu toplumlarda sosyal sorunlar, suç oranları ve ruhsal bozukluklar daha yaygın görülür. Dolayısıyla ekonomik istikrar, sadece finansal değil, aynı zamanda sosyal bir gerekliliktir.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Sosyal İzolasyon ve Stigma</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">İşsiz bireyler genel olarak sosyal izolasyon ve toplumsal dışlanmışlık hissedebilirler. İşsizlik, toplumda bir şekilde damgalanmayla da sonuçlanabilir; bu da sosyal ilişkiler üzerinde olumsuz etkilere yol açar. Mali ve sosyal baskılar, anksiyete, depresyon ve diğer ruh sağlığı sorunlarına sebep olur. Diğer yandan, toplumsal huzursuzluklara ve bazen de kitlesel protesto hareketlerine neden olabilir. Özellikle genç işsizliği, siyasal ve toplumsal istikrarsızlığın başlıca faktörleri olarak ele alınabilir.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Gelir dağılımının dengeli olması toplumda sosyal adaleti sağlamaktadır. Eşitsizliğin yüksek olduğu toplumlarda, sınıf farklılıkları ve sosyal çekişmeler daha belirgin hale gelir. Ekonomik politikalar, vergi sistemi ve sosyal yardımlar gibi mekanizmalar aracılığıyla bu eşitsizliklerin dengelenmesi amaçlanır. Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde gelir adaletsizliği, dikkatle yönetilmesi gereken önemli bir sorun olduğunu söylemeden edemeyiz.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Ekonomik gücün eğitim ve sağlık hizmetlerine erişim üzerindeki etkisi de yadsınamaz. İyi bir ekonomik yapı, eğitim ve sağlık gibi kamu hizmetlerinin kalitesini ve erişilebilirliğini artırır. Bu, toplumun genel refah seviyesini yükselten başlıca unsurlardandır. Sağlık ve eğitime yapılan yatırımlar, uzun vadede ekonomik büyüme ve kalkınmaya büyük katkı sağlar.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Ekonominin güçlü olduğu toplumlar, teknoloji ve yenilik alanında daha hızlı ilerleme kaydedebilir. Teknolojik gelişmeler ve inovasyon, ekonomik büyümeyi hızlandıran başlıca etkenlerdir. Dijital ekonomi ve ileri teknolojiler, yeni iş alanları ve yaşam standartlarının yükselmesini sağlayarak toplumdaki refahı artırır. Kültürel dinamiklerin ise ekonomi ve kültür arasındaki ilişki karşılıklı ve karmaşıktır. Ekonomik koşullar, kültürel değerleri etkileyebilir; aynı şekilde kültürel yaklaşımlar da ekonomik davranışları yönlendirebilir. Küreselleşme ve ekonomik entegrasyon süreçleri, kültürel etkileşimleri ve toplumların yakınlaşmasını hızlandırır.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Küresel Ekonomiye Entegrasyon Global ekonomi ile olan etkileşim, yerel ekonomilerin kırılganlıklarını ve fırsatlarını artırdığı gibi Türkiye gibi ülkeler, küresel piyasalardaki değişimlere duyarlı hale gelir. Dış ticaret, döviz kurları ve uluslararası anlaşmalar, yerel ekonomilerin küresel sisteme entegrasyonu açısından büyük önem taşır. Bu, aynı zamanda Türkiye’nin dünya ekonomisindeki yerini ve rolünü de belirler.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Ekonomi, toplumun tüm katmanlarını etkileyen, onlarca bileşeni olan devasa bir ekosistemdir. Ekonomik kararlar, politikalar ve stratejiler, toplumsal refah ve adaletin korunması için belirleyici unsurlardır. Ekonominin toplumdaki yerini ve bu yerin nasıl daha adil, sürdürülebilir ve refah dolu bir geleceğe taşınabileceğini anlamak, bireyler ve yöneticiler olarak hepimizin sorumluluğudur. Bu sorumluluk kişisel olarak algılanmamalıdır.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">O zaman ne diyoruz. Ekonomik şartların en kısa sürede düzene binmesini, toplum olarak el birliğiyle ekonomimize sahip çıkmamız gerekiyor. Günden güne artan ücretlendirme tarifesinin ileri zamanda hane halkının daha zora düşmesini tetikleyecektir. </span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">&nbsp;</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 12 Aug 2024 17:33:03 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomimtv.com/images/kullanicilar/2026/01/fatih-alper-gultepe-1767705615.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kürt seçmenden sandık sözü</title>
                <category>Fatih Alper Gültepe</category>
                <link>https://www.ekonomimtv.com/makale/kurt-secmenden-sandik-sozu-4</link>
                <author>fatihalpergultepe@ekonomimtv.com (Fatih Alper Gültepe)</author>
                <guid>https://www.ekonomimtv.com/makale/kurt-secmenden-sandik-sozu-4</guid>
                <description><![CDATA[Kürt seçmenden sandık sözü]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">Fırat Görgel’in ilçe ziyaretlerini büyük titizlikle takip ettim.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">Özellikle Kürt vatandaşların söylediklerini dikkatle dinledim: Muhaliflerden bıkkınlık gelmiş.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">İsteklerde yok, her zamanki gibi gönülleri bol.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">Yapılan projeleri, mahallelerindeki yaşam kalitesini, halkın refah bir ortamda yaşamasından tutunda her şeyi anlattılar. Bu zamana kadar kendi partilerinin sağlamadığı imkanların sunulduğunu dile getirdiler.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">Ve şu sözü eklediler: “Sandıkta oyumuz sizin.” Dobra dobra vallahi helal olsun.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">*</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">“Abartıyorsun” diyenlere abartan ben değilim Yeniden Refah.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">Elbette her kişi aynı değildir. Mahaller dedikse içinde mutlaka tercihlerini farklı yerlerde kullanacak seçmenler vardır. </span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">*</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">Ayrıca bu açıklamaları da ben yapmadım Kürt seçmen yaptı.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">Fırat Görgel’in Kürt seçmenle olan diyalogları onlarda net etki bıraktı!</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">*</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">Yeniden Refahçıların bitmek bilmeyen enerjisi</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">Fırat Görgel’in mahalle ziyaretlerinde seçim arabalarının tahrikleri yetmezmiş gibi ortaya;</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">Çaçaronlar çıkıyor. </span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><strong><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">Bunların istekleri ise:</span></span></span></strong></p>

<ul>
	<li><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px">“Mahallemizden tren neden geçmiyor.”</span></span></li>
	<li><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px">“Havaalanı neden denize uzak.”</span></span></li>
	<li><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px">“Evimde neden yangın merdiveni yok.”</span></span></li>
</ul>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">Gibi gibi.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">Elbette hepimiz o çaçaronların kim olduklarını biliyoruz. Sakin olun, istedikleriniz olacak.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">İki kelimeyi hak ettiniz.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000"><strong>BİR</strong>: Düne kadar Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la yürüyordunuz. Ne değişti?</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000"><strong>İKİ&nbsp;</strong> : Siyaset yapıyorsunuz ama Pragmatik değilsiniz.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000"><strong>ÜÇ</strong> : Çok iyi sosyal algı yaptınız.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000"><strong>DÖRT</strong>: Her alanda iyi konuşlanmış tahrik gücüne hazırsınız.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000"><strong>BEŞ</strong>: Anketçiler hayali olarak sizi yükseltti ama karşı seçmeni çalışmaya sevk etti.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><strong><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">Yanlış değil, bunu bizzat gördüm.</span></span></span></strong></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">Türkoğlu’nda Feyzettin Okumuş’la birlikte mahalle ziyareti sırasında bir vatandaşın Fırat Görgel’e sorusundan sonra arka platformdan yaklaşan bir kişinin bizimle konuşması şu şekilde:</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<ul>
	<li><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px">“Bunu neden çekmiyorsunuz?”</span></span></li>
</ul>

<p style="margin-left:24px; text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">“Ne için çekeceğiz” dediğimde.</span></span></span></p>

<ul>
	<li><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px">“Adam ne güzel konuştu. Çekin, birazda gülelim!”</span></span></li>
</ul>

<p style="margin-left:24px; text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">“Sen neden çekmiyorsun.” </span></span></span></p>

<ul>
	<li><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px">“Etki alanım dar.” Diyor. </span></span></li>
</ul>

<p style="margin-left:24px; text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">Biraz tersleşme ve hır gürün ardından kameraman arkadaşların fotoğraflarını çektikten sonra kızgın boğa gibi gezmesi! Kim olduğunu ele verdi. </span></span></span></p>

<p style="margin-left:24px; text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">*</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">Burada gördüğümse toplantıda o soruyu soran ve toplantı dışında bize, “çeksenize” diyen işgüzar arkadaş, Yeniden Refah tahrikçilerinden olduğu anlaşıldı. Nereden anladığıma gelince biraz uğraşlarım sonucu netice veriyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">Siyaset;</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">Tahrikle.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">Tehditle.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">Kızdırmakla olmaz arkadaşlar.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">Siyaset;</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">Projelerini,</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">Hedeflerini,</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">Yapacaklarını anlatmakla olur.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">Toplantılarda, mahalle ziyaretlerinde konu ne zaman projelerden açılsa mutlaka sorun çıkaracak birileri oluyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><strong><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">Görgel’in projeleri:</span></span></span></strong></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">-Depremden dolayı yıkım şehri olan Kahramanmaraş’ı bir an önce ayağa kaldırmak.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">-Ayrım yapmadan, diz çökmeden üç veya beş yıllık değil yirmi yıllık Kahramanmaraş’ı hayal etmek.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">-Polemik konusunda kimseyle atışmasına gerek yok cevabı veriyor. Ama bunlar sonraki işler.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">*</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">30 Mart YRP Genel Başkanı Fatih Erbakan Kahramanmaraş’a gelecekmiş. </span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">Galiba genel başkana:</span></span></span></p>

<ul>
	<li><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px">“Kahramanmaraş’ı alıyoruz.”</span></span></li>
	<li><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px">“Yüzde 70 oy oranımız var.”</span></span></li>
	<li><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px">“Efendim son golü siz atınız yüzde 101 olsun.”</span></span></li>
	<li><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px">“Pazarcık’ta kaybedebiliriz.” Dediniz mi?</span></span></li>
</ul>

<p style="margin-left:24px; text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">*</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><strong><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">Fatih Erbakan, İstanbul adaylarını geri çekmek için şartlarını açıklıyor, diyor ki:</span></span></span></strong></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">• İsrail ile ticaret sonlandırılacak.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">• Kürecik Radar Üssü kapatılacak. </span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">• En düşük Emekli maaşı 20.000 TL yapılacak.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><em><strong><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">Doğru mu bunlar Fatih Bey?</span></span></span></strong></em></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">İlkini geçiyorum nasıl yapılacağını anlatsın. Ayrıca 2. Ve 3. Maddenin amacı nedir... Mesela emekli maaşı 20 bin olunca hükümet bunu fonlama için vergilere abanacak ve alım gücü daha da beter olacak.&nbsp; Fatih Bey bunu bile mi hesaplayamıyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">Şöyle özetleyelim:</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">Emekli maaşı 20 bin olursa asgari ücret 40 bin olmalı. Bu eşittir; İstanbul’da 15 bin olan kiralar 50 bin. 10 TL olan ekmek 40 TL olacaktır. Fatih Bey, sessizce adayınızı geri çekin ortalığı karıştırmanın bir anlamı yok.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">*</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><strong><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">Anketçiler kendinize gelin</span></span></span></strong></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">“Koptuk gidiyoruz, 50 puan fark atıyoruz” diyerek manipüle ettiğiniz anketlerle umut tacirliğine soyunduğunuzun farkında mısınız? “Nasıl olsa kazanıyoruz” duygusunu bu halka vermeyle fantezi mi yapıyorsunuz. Fazladan “Üç beş puan öndeyiz” diyerek galeyana getirdiğiniz halk, anketlere karşılık karşı tarafın seçmenini harekete geçiremez mi. “Bizim aday gerilerde geziyor ağabey” içgüdüsü, daha çok çalışmaya itmez mi? Ama tebrik ederim. Siz, kendinize değil karşıya yeşil ışık verdiniz(!)</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">*</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000"><strong>CHP Genel Başkanı Özgür Özel</strong>’in </span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">CHP Genel başkanlığı koltuğuna yakışmadığı gibi Ünal Ateş’inde Kahramanmaraş İl başkanlığı koltuğuna yakışmadığı kesin. Bakın bu parti Deniz Baykal’a kalmadı. Çünkü parti de şehirde kimsenin babasının malı değil. Seçmenden uzaklaştınız haberiniz olsun.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><strong><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">Şimdiden Kemal Kılıçdaroğlu’nu özler gibiyiz! </span></span></span></strong></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><strong><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">İstanbul'a gelince,</span></span></span></strong></p>

<p style="text-align:start"><strong><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">Küçük bir oranla Murat Kurum'un seçimi alacağını da söyleyelim.</span></span></span></strong></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000"><strong>NOT</strong>; Bu Şehir, Belediye, STK, Kurumlar ne belediye başkanlarının ne müdürlerin ne de amirlerin. Kimsenin babasının malın değil. Babanızın malı gibi davranmayı da bırakın, baba malı mirastan ibarettir. Bu kurumlarda size kimseden miras kalmadı. Halkın olanı halka kapatamazsınız, bir de başka şehirden geliyorsanız. Umarım anlamışsınızdır.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">Bu hafta önereceğim dizi veya kitap yok, en son önerdiklerime devam ediyorum.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 29 Mar 2024 13:20:19 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomimtv.com/images/kullanicilar/2026/01/fatih-alper-gultepe-1767705615.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TÜRKİYE EKONOMİSİ VE 2024?</title>
                <category>Fatih Alper Gültepe</category>
                <link>https://www.ekonomimtv.com/makale/turkiye-ekonomisi-ve-2024-3</link>
                <author>fatihalpergultepe@ekonomimtv.com (Fatih Alper Gültepe)</author>
                <guid>https://www.ekonomimtv.com/makale/turkiye-ekonomisi-ve-2024-3</guid>
                <description><![CDATA[TÜRKİYE EKONOMİSİ VE 2024?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:start"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:medium"><span style="color:#000000">Uzun zaman sonra ekonomim dergisinde bir araya geliyoruz. </span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:medium"><span style="color:#000000">*Kahramanmaraş’a ve sektörüne büyük hizmetlerinden dolayı yeni kurulan, büyük bir marka olma yolunda ilerleyen HACI MEHMET ŞAN Premium ailesi Hacı Mehmet Şan ustamıza, oğulları Mehmet Akif ve Aykut Şan’a çıkmış oldukları bu yolda başarılarının devamını dilerim! </span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:medium"><span style="color:#000000">Ülke ekonomisi ve kişisel ekonomimiz bir tarafa gün geçtikte geçmiş yıllara oranla pahalı bulduğumuz birçok alan şu an ucuz geliyor. </span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:medium"><span style="color:#000000">Ama paramız nerede?</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:medium"><span style="color:#000000">Cebimizdeki paramız bize ihanet ediyor!</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:medium"><span style="color:#000000">2024 yılının ekonomi gidişatı, küresel ekonomik gelişmelere ve Türkiye'nin iç politikalarına bağlı olarak şekillenecek gibi duruyor!</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:medium"><span style="color:#000000">Küresel ekonomide, 2023 yılında başlayan yavaşlama 2024 yılında da devam etmesi beklenirken, bu yavaşlamanın başlıca nedenleri arasında, küresel enflasyonun yüksek seyretmesi, emtia fiyatlarındaki dalgalanmalar ve Çin ekonomisinin yavaşlaması yer alıyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:medium"><span style="color:#000000">Türkiye ekonomisi 2023 yılında yüzde 2,8 büyümesi beklenirken, bu büyümenin, iç talepteki artışa ve ihracattaki toparlanmaya dayalı olacağını biraz olsun tahmin ediyoruz. </span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:medium"><span style="color:#000000">2024 yılında, küresel ekonomideki yavaşlama ve Türkiye ekonomisindeki kırılganlıklar, ekonominin daha ılımlı bir büyüme kaydetmesine neden olabilir.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:medium"><span style="color:#000000">Türkiye ekonomisinin 2024 yılındaki büyüme beklentileri, şöyle:</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:medium"><span style="color:#000000">-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Küresel ekonomideki yavaşlama</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:medium"><span style="color:#000000">-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Enflasyon</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:medium"><span style="color:#000000">-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Emtia fiyatları</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:medium"><span style="color:#000000">-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Çin ekonomisi</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:medium"><span style="color:#000000">-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; İç talep</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:medium"><span style="color:#000000">-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; İhracat</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:medium"><span style="color:#000000">Türkiye'nin iç politikaları</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:medium"><span style="color:#000000">Küresel ekonomide, 2024 yılında enflasyonda düşüş ve emtia fiyatlarında istikrar sağlanırsa, Türkiye ekonomisinin daha hızlı bir büyüme kaydetmesi mümkün olabilir. Bununla birlikte, iç talepteki yavaşlama ve Türkiye'nin iç politikalarındaki belirsizlikler, ekonominin büyümesini sınırlayabilir.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:medium"><span style="color:#000000">Sonuç olarak, 2024 yılında Türkiye ekonomisinin ılımlı bir büyüme kaydetmesi beklenmektedir. Ancak, küresel ve iç ekonomik gelişmelere bağlı olarak, ekonominin büyüme oranında önemli değişiklikler olabilir.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:medium"><span style="color:#000000">Deprem gerçeği ve ülke ekonomisine etkisi!</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:medium"><span style="color:#000000">2023 yılında Türkiye'de meydana gelen depremler, ülke ekonomisine ciddi bir darbe vurdu. Depremlerin etkisi hem doğrudan hem de dolaylı olarak hissedildi.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:medium"><span style="color:#000000">Doğrudan etkileri arasında, konut ve altyapı hasarı, işgücü kaybı ve can kaybı yer aldı. Depremde yaklaşık 24.000 kişi hayatını kaybetti, 100.000'den fazla kişi yaralandı ve yaklaşık 1 milyon kişi evsiz kaldı. Deprem, özellikle inşaat, turizm ve hizmet sektörlerinde önemli bir işgücü kaybına yol açtı.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:medium"><span style="color:#000000">Dolaylı etkileri arasında, üretim kayıpları, talep azalması ve ekonomik güven kaybı yer aldı. Deprem, birçok işletmenin üretim faaliyetlerini durdurmasına neden olurken, yıkım ve tahribat, halkın harcama isteklerini azalttı. Son olarak, deprem, ekonomik güvenin azalmasına ve yatırımların ertelenmesi veya azaltılmasına neden oldu.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:medium"><span style="color:#000000">Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı'nın yaptığı bir çalışmaya göre, depremin Türkiye ekonomisine toplam maliyeti 2 trilyon TL olarak tahmin ediliyor. Bu maliyetin yaklaşık 1,5 trilyon TL'si doğrudan, 500 milyar TL'si ise dolaylı etkilerden kaynaklanıyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:medium"><span style="color:#000000">Deprem, Türkiye ekonomisinin büyüme hızını da olumsuz etkiledi. Merkez Bankası'nın tahminlerine göre, depremin neden olduğu kayıplar, Türkiye'nin 2023 yılı büyümesini 1,2 puan düşürecek.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:medium"><span style="color:#000000">Depremin Türkiye ekonomisi üzerindeki etkileri, önümüzdeki yıllarda da hissedilmeye devam edecek. Depremden etkilenen bölgelerin yeniden inşası ve altyapının iyileştirilmesi için önemli miktarda kaynak ayrılması gerekecek. Ayrıca, depremin neden olduğu psikolojik etkilerin de ekonomi üzerinde uzun vadeli bir etkisi olabileceği söylememek mümkün değil!</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:medium"><span style="color:#000000">Depremin kiralara etkisi ve çıkış yolu nasıl olmalı?</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:medium"><span style="color:#000000">2023 depremleri kira artışlarını olumsuz yönde bir artışla etkiledi. Depremden etkilenen bölgelerde, konut sıkıntısı ve talep artışı nedeniyle kiralar hızlı bir artış söz konusu. Örneğin, Kahramanmaraş'ta depremden önce ortalama kira 1.500 TL iken, depremden sonra 10 Bin TL'ye kadar çıktı. Bu etki deprem bölgelerinde kalmayarak başta İstanbul olmak üzere birçok ilde bu artışlar tavan yaptı.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:medium"><span style="color:#000000">İstanbul’da: 1600 TL olan evler 8 bin TL’ye…</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:medium"><span style="color:#000000">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 8 Bin TL olan evler 20 bin TL’ye kadar çıktı. </span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:medium"><span style="color:#000000">Öyle ki depremin kira artışlarını etkilemesinin başlıca nedenleri:</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:medium"><span style="color:#000000">-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Depremden etkilenen bölgelerde, hasarlı veya yıkılan binaların sayısının artması nedeniyle konut arzı azaldı.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:medium"><span style="color:#000000">-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Deprem nedeniyle evsiz kalanların sayısı arttı. Bu kişiler, depremden etkilenmeyen bölgelere göç etti ve bu da kira talebini artırdı.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:medium"><span style="color:#000000">-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Deprem, insanların ev güvenliğine olan duyarlılığını artırdı. Bu nedenle, insanlar daha sağlam ve yeni binaların kiralanmasına daha fazla istekli hale geldi.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:medium"><span style="color:#000000">-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Depremden etkilenmeyen bölgelerde de kira artışları yaşandı. Bu, depremin yarattığı güvensizlik ortamının ve ekonomik belirsizliğin kira artışlarını tetiklemesinden kaynaklandı.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:medium"><span style="color:#000000">Türkiye'de 2023 kira artışları, TÜİK verilerine göre, ortalama %70'lere ulaştı. Bu, son 20 yılın en yüksek kira artışı oranı.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:medium"><span style="color:#000000">Kira artışları, özellikle düşük gelirli aileleri olumsuz etkilemenin yanı sıra kira artışları nedeniyle, birçok aile, kiralarını ödemekte zorlanmaya başladı. Bu da, hanehalkı gelirlerinin azalmasına ve ekonomik eşitsizliğin artmasına neden oldu.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:medium"><span style="color:#000000">Türkiye'de kira artışlarını kontrol altına almak için bazı önlemler alındı. Örneğin, 1 Temmuz 2023 tarihinden itibaren, kira artışları, bir önceki yılın TÜFE ortalamasına göre sınırlandırıldı. Bu sınırlama, kira artışlarını %25'e kadar düşürdü.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:medium"><span style="color:#000000">Fakat bu durum konut sahipleri tarafından ciddiyete alınmayarak, kiracıları evlerden çıkmaya zorlama ve bunun gibi birçok nedenlerin sıralanmasına sebep verdi.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:medium"><span style="color:#000000">Ancak, bu önlemlerin yeterli olup olmadığı henüz belli değil. Deprem ve ekonomik belirsizlik nedeniyle, kira artışlarının önümüzdeki dönemde de yüksek seviyelerde kalması bekleniyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:medium"><span style="color:#000000">Konut yetersizliğinden kaynaklı kira artışlarının önüne geçilmediği sürece asgari ücretlinin yakın tarihlerde çadır sistemine geçilmesi ihtimaller çerçevesinde…</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 11 Oct 2023 22:54:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomimtv.com/images/kullanicilar/2026/01/fatih-alper-gultepe-1767705615.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DEPREM SÜRECİ EKONOMİK VE SOSYAL DURUM</title>
                <category>Kadir Kurtul</category>
                <link>https://www.ekonomimtv.com/makale/deprem-sureci-ekonomik-ve-sosyal-durum-2</link>
                <author>kadirkurtul@ekonomimtv.com (Kadir Kurtul)</author>
                <guid>https://www.ekonomimtv.com/makale/deprem-sureci-ekonomik-ve-sosyal-durum-2</guid>
                <description><![CDATA[DEPREM SÜRECİ EKONOMİK VE SOSYAL DURUM]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:medium"><span style="color:#000000">Ülke olarak yüzyılın felaketini yaşadığımız 6 Şubat 2023 depremleri hepimizde çok derin yaralar açtı. Saniyeler içinde bazıları telafi edilebilecek bazıları ise hiçbir zaman yerine konulamayacak kayıplar yaşadık. Hepimiz bir imtihandan geçtik ve geçmeye de devam ediyoruz. Kimilerinin sınavı daha kolay kimilerinin ise daha zor geçiyor maalesef. Allah bir daha vatanımıza milletimize böyle felaketler yaşatmasın. Vefat edenlerimize Cenab-ı Hakk’tan rahmet, kalanlarımıza ise sabır ve metanet diliyorum.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:medium"><span style="color:#000000">Depremler sonrası, gerek şehir gerekse ülke olarak hem ekonomik hem de sosyal anlamda ciddi sıkıntılar yaşadık ve yaşamaya da devam ediyoruz. Ancak, hiçbir zaman umudumuzu, geleceğe inancımızı kaybetmedik. Azimle gece gündüz demeden çalıştık ve çalışmaya da devam ediyoruz. 11 ilde, 13,5 milyon insanı etkileyen çok geniş bir coğrafya da yaşandı depremler. Hava ve doğa koşullarının oldukça zor olduğu bir dönemde yakalandık depreme. İlk birkaç gün herkeste bir şok etkisi meydana geldi. İnsanlar göçük altından çıktı; yakınlarını çıkarmaya çalıştı. Cenazelerin definleri, yaralıların hastane süreçleri derken tam bir can pazarı yaşandı. Hepimizin yakından uzaktan birçok kayıpları oldu. Asıl bizi derinden yaralayan yeri dolmayacak bu canlarımız oldu. Bu süreçte gerek ülkemiz gerekse Kahraman şehrimizin kahraman evlatları bir kez daha ne kadar duyarlı, ne kadar yardımsever olduğunu bütün dünyaya gösterdi. Göçüklerde herkes el birliğiyle bir taş kaldırmaya bir cana sağ ulaşmaya çalıştı. Bir ekmeği, bir bardak suyu yanında tanımadığı insanlarla paylaştı. Evi yıkılmış, sokakta kalmış insanlara durumu müsait olan herkes evini açtı; bir göz odasını paylaştı. Bir konteynırda, bir çadırda onlarca insan bir arada hayatta kalma mücadelesi verdi. İlk birkaç gün depremler nedeniyle ulaşım konusunda sıkıntı yaşansa da yollar açıldıktan sonra Türkiye’nin ve dünyanın her tarafından yardımlar gelmeye başladı. Gerçek dost, samimi insanlar o zor günlerde daha net anlaşıldı. Bir hafta on günlük dönemde imkanı olan insanlar ailelerini şehir dışında güvenli bir yere bırakıp tekrar işlerine döndüler. Türkiye’nin her köşesinde depremzedeler şevkatle kucaklandı. Ülke olarak ne kadar misafirperver olduğumuzu birkez daha ispat ettik.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:medium"><span style="color:#000000">Olayların ilk sıcaklığı ortadan kalkınca, herkes işine gücüne dönmeye başladı. Kahramanmaraş ciddi bir sanayi şehri ve istihdamın büyük bir kısmı özel sektör işletmelerinde çalışmakta. Depremlerde özellikle Gaziantep yolu üzerindeki ve Türkoğlu’ndaki sanayi kuruluşları ciddi hasar aldılar. Fay hattı üzerindeki işletmelerde tamamen veya kısmi göçükler meydana geldi. Bazı işletmelerin binaları, bazılarının makineleri, bazılarının ise her ikisi de hasar gördü. En sevindirci konu ise, bu işletmelerin vardiya usulü 7/24 çalışan büyük müesseseler olup deprem anından ciddi can kayıplarının yaşanmaması oldu. İlk etapda hasar tespitleri yapıldı; sigorta şirketleri, brokerlar ekspertiz şirketleri yoğun bir mesai yaptı. İskur Group olarak bölgenin en ağır deprem hasarlarından birini almamıza rağmen, sigorta sürecini tüm paydaşlarımızla hızlı bir şekilde çözdük. Bu süreçte sağ duyulu şekilde davranan tüm paydaşlara teşekkür ederim. Hasar tespitinin ardından, işletmelerin devreye alınması ile ilgili planlar yapıldı. İlk etapta hasarsız veya az hasarlı işletmeler devreye alınırken, ikinci etapta kısa vadede bakımı tamamlan işletmeler devreye alındı ve alınmaya devam ediyor. En sıkıntılı süreç ise ağır hasarlı yıkılacak olan veya yıkık işletmelerin süreci. Onlar için ayağa kalkma süresi biraz daha uzayacak gibi. İskur Group açısından baktığımızda da benzer bir tablo var. Deprem sonrası 1 aylık dönemde bizler de öncelikle örme ve vortex iplik işletmelerimizi devreye aldık. Akabinde denim ve boyahane işletmeleri üretime başladı. Mayıs ayı itibariyle makineleri ciddi hasarlı ve hassas ayar gerektiren open-end işletmemiz peyderpey üretime başladı. En zorlu sürecimiz ise şu anda binasını güçlendirmekle uğraştığımızı ring işletmemiz tarafında. İnşallah onu da halledip yıl bitmeden önce devreye alacağız. Depremde yeni modernize ettiğimiz yanan iplik işletmemizin yerine ise yeniden çok daha modern ve büyük bir open-end işletmesi yapıyoruz. Şehrimizdeki birçok sanayici ve esnafta benzer süreçleri yaşadı ve yaşamaya devam ediyor. Ama en mutlu edici konu, hiçbir sanayicimiz ve esnafımız şehrini terk etmedi; sürekli işinin başında oldu. Fabrikasında, dükkanında yatıp kalktı. Hiç yatırım yapmama veya başka yere yatırım yapma gibi planların içinde olmadı. Yıllardır ekmeğini yediği şehrini yüz üstü bırakmadı. Bu noktada vefakar işletme sahiplerimize de ayrı bir parantez açıp teşekkür etmemiz lazım. Bir taraftan müesseselerimiz toparlanırken hepimizde acaba çalışacak işgücü bulabilir miyiz endişesi vardı. Çünkü panik havasıyla ciddi bir şehir dışına çıkış söz konusu idi. Orda da bizi vefalı çalışanlarımız yarı yolda bırakmadı çok şükür. Göreve çağırdığımız arkadaşlarımız hızlı bir şekilde iş başı yaptı. Şu anda şehrin doluluk oranı oldukça yüksek, okulların tatil olması ile birlikte hemen hemen deprem öncesi doluluğa ulaşırız diye ümit ediyorum. Kahramanmaraş halkı memleketini sever. Doğdu şehirde yaşama oranı en yüksek olan ildir Kahramanmaraş.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:medium"><span style="color:#000000">Yarınlara umutlu bakıyoruz. Daha güçlü bir Türkiye, daha güçlü bir Kahramanmaraş için gayretlerimizi artırdık. Yiğit düştüğü yerden kalkmasını bilendir. Kahramanmaraş ise yiğitlerin harman olduğu yerdir. Yüce Allah’ın bir daha bizleri deprem ve benzeri felaketleri yaşatmaması duasıyla, saygılarımı sunarım.</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 11 Oct 2023 22:51:20 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomimtv.com/images/kullanicilar/2023/10/kadir-kurtul-1697053837.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ekonomik Gelişmeler Eşiğinde Türkiye ve Finansal Yansımalar</title>
                <category>Feyzullah Tecirli</category>
                <link>https://www.ekonomimtv.com/makale/ekonomik-gelismeler-esiginde-turkiye-ve-finansal-yansimalar-1</link>
                <author>feyzullahtecirli@ekonomimtv.com (Feyzullah Tecirli)</author>
                <guid>https://www.ekonomimtv.com/makale/ekonomik-gelismeler-esiginde-turkiye-ve-finansal-yansimalar-1</guid>
                <description><![CDATA[Ekonomik Gelişmeler Eşiğinde Türkiye ve Finansal Yansımalar]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">Faiz artışları/ek vergiler/zamlar…</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">Yeni kabineyle beraber ekonomide köklü reformlar dönemine girildi. </span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">Ekonomi konusunda kaptan köşkünde oturan “Mehmet Şimşek” hepimizin yakinen tanıdığı ve bildiği bir isim!</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">Ekonomide başlayan bu süreç: faiz artışları, ek vergiler ve zamlar; gibi gözükse de olayın perde arkasında ciddi derece bir hazırlık süreci söz konusu. </span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">Gerçekleşen yapısal reformlar ile önümüzdeki 5-10 yıllık ekonomik veriler ışığında ülkemiz, bu süreci fırsata çevirebilir. </span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">Vergilendirme ve zam yaklaşımı harici bir uygulama mümkün mü? Bence değil. Bu ağır uygulama vatandaşı ciddi derece bir süre daha etkileyecek mi? Evet. Fakat son beş yıldır yapılmayan veya ertelenen ve kronik hale gelen sorunlar artık bir şekilde çözülmeliydi. Ve yeni ekonomi politiği bunu hayata geçirme iradesini ortaya koydu. </span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">Hepinizin malumudur; bir sorunu vaktinde çözmezseniz veya yanlış formülle çözmeye çalışırsanız; sorun daha da büyümekle kalmaz; içinden çıkılmaz bir hal alır!</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">Türk ekonomisinin yaşadığı tam da bu idi…</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">Ve Mehmet Şimşek geldi,</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">Ama adeta mucize beklenerek ve sanki elinde sihirli değnek varmış gibi bir havada geldi.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">Ekonomi denen şey mucizelerle yönetilmez!</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">Bunun parametreleri bellidir ve kötü durumun iyileştirilmesi kaçınılmaz şekilde can yakacaktır.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">Buna ilaveten küresel ekonominin de kötü gidişatı işi maalesef olumsuz etkiledi. </span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">Daha yapılması gerekenler nedir peki?</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">—Ekonominin maliyeti sadece halka yansıtılmamalı. </span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">Kamusal tasarruf veya israfın azaltılması ve maliyet paylaşımı en görünür şekilde uygulanmalıdır.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">—Türk ekonomisi sadece alınan dış borçla düzelmez. </span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">İvedilikle yabancı yatırımcı çekilmelidir. </span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">Bunun için ise; yapısal reformlar hemen başlatılmalıdır.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">Yatırımcının kendini güvende hissetmesi için hukuksal güvence,</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">Demokratik adımlar,</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">Yatırım teşvikleri,</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">Ve kamu yönetiminde objektivite…</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">Yani; Ekonomi yönetiminde ağız birliği.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">Bugünlere gelinmenin sebebi Mehmet Şimşek'miş gibi tüm mesuliyet onun omuzuna yüklenmemeli; iktidar topyekûn şekilde ekonomi pratiklerine sahip çıkmalıdır.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">Aksi takdirde acı reçete karşısında dayanılmaz durumda olan vatandaşın ümidi daha da kırılır. Bu ise bırakın düzelmeyi; gün be gün, beklentinin bile pozitife dönmesi ihtimalini yok eder!</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">Şuanda, yabancılar finansal boyutla seçim öncesine göre daha olumlu bakar haldeler.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">Özellikle yeni kurulan kabine ve Şimşek'in ekonominin patronu olması bu olumlu havanın oluşmasını sağladı.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">Ama bu yetmez,</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">Bunun devamı olmazsa; sorunlar çözülmez ve dış finansmanın realizasyonu sağlanamaz.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">Hele de gelişmiş ekonomiler enflasyon/faiz kıskacındayken ve resesyon durumuyla karşı karşıya iken Türkiye olarak çok daha fazla çaba gösterilmesi ve radikal adımlar atılması kaçınılmazdır.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">Evet, herkes fedakarlık etmeli,</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">Ama sadece vatandaşa yüklenmemeli; maliyet topyekûn üstlenilmelidir.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">Uygulanan programın/yapılan zammın/vergi artışlarının neden-niçin yapıldığı en üst ağızlardan anlatılmalı; bunun izahı sadece Maliye Bakanlığına ve bakanına bırakılmamalıdır!</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">Ek vergi/fiyat artışları vb. gibi alternatifler pansuman tedbirlerdir ve abartı gibi düşünmeyin ama depremin maliyetini bile karşılamaya yetmez!</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">Bu ülke dünya tarihinde nadir görünen bir deprem yaşadı. Ve özellikle gıda ve tekstil sektörünün at başı olan şehirlerde ciddi yıkımlar oldu. </span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">Ne yapılmadı?</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">Tabiki yatırım teşvikleri bu sanayii bölgelerine verilmeli fakat yeni bir planlama süreci ile. </span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">Döviz!</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">Ülkemizde maalesef ki Döviz; sanayicinin ikamesi için lazım iken, tüketicinin lüks ihtiyacının aracı oldu.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">Üretim için gerekli olan hammaddenin tedariğinde lazım olan dolar, hiç bir arızası olmadığı halde telefonunu değiştirmek isteyen acımasız tüketim toplumunun gösteriş merakına kurban gidiyor. </span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">Yatırım teşvikleri özellikle ithal ham haddenin yerli üretimi konusunda değerlendirilmelidir. </span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">Çünkü ihracata giden ürünlerin büyük kısmı ithal hammaddesi ikamesine üzerine kurgulanmış durumda. </span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">Yeni hükümetin ekonomi politiğine dönecek olursak; özellikle tasarruf konusu.&nbsp; </span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">Tasarrufsa herkesin yapması/fedakarlıksa herkesi kapsaması ve özellikle kamunun örnek teşkil edecek şekilde pratik oluşturması şarttır/elzemdir/mutlak gereklidir!</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">"Mehmet Şimşek geldi ama sadece vergi/zam/fiyat artışları yapıyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">Öncekilerden bir farkı yok!"&nbsp; Bu cümleler ekonomide yarını hesap etmeyenlerin serzenişleridir maalesef. </span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">Farkındayız; ekonomi can yakıyor!</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">Ama çok üzgünüm ki; yakmaya devam da edecek!</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">Çünkü küresel ekonomi/gelişmiş ekonomiler bile büyük zorluklarla mücadele ederken, o ülkelerin halkları da tüketimi kısıp tasarrufa giderken bizim gibi kırılgan/gelişmekte olan ve dışa bağımlı ekonomisi olan bir ülkenin canının yanmaması mümkün değildir ve olmayacaktır da!..</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">Ama bir gerçek var; o da ekonomimiz kötü durumda.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">Bunu öteleyebilir miyiz? Artık santim öteleme imkanımız kalmadı ve sıfır toleranstayız!</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">Fakat yabancı yatırım için Türkiye hala cazip bir ülke.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">Hele de Rusya ve Çin ile Amerika ve Batı'nın arasında oluşan husumeti ve yaptırımsal yaklaşımı düşününce; buradan fırsatlar çıkartmamız çok mümkün.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">Nitekim NATO zirvesinde de bunu gördük.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">Fakat bunun için akıllı/akılcı olmak, öncelikle içeride gereken reformları geciktirmeden yapmak ve yatırım cazibesi için somut adımlar atmak zorundayız!</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#000000">Yoksa ve sadece mucizevi çözüm beklentisi içinde olursak; maalesef söylemek zorundayım ki, hiçbir şey olmaz ve dinamik Türk sanayicisine rağmen daha beter hallere düşmemiz çok muhtemel hale gelir!</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 11 Oct 2023 22:11:15 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomimtv.com/images/kullanicilar/2023/10/feyzullah-tecirli-1697051462.webp"/>
            </item>
            </channel>
</rss>
