Hürmüz'deki kesinti LNG taşımacılığında maliyetleri katladı
EKONOMİHürmüz Boğazı'ndaki geçişlerin kesintiye uğraması, küresel LNG arzında aksamalara yol açarken sefer sürelerini uzattı ve gemi kiralama ile deniz yakıtı maliyetlerini 2022 enerji krizinden bu yana en yüksek seviyelere çıkardı.
Gaz İhraç Eden Ülkeler Forumunun (GECF) Temmuz 2026 Aylık Gaz Piyasası Raporu'ndan derlenen bilgilere göre, Hürmüz Boğazı'ndaki kesintinin ardından LNG taşımacılığında gemi kiralama, deniz yakıtı ve savaş riski sigortası maliyetlerinde sert artış yaşandı.
Raporda, Hürmüz Boğazı'nın Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) LNG ihracatı için tek deniz çıkışı olduğuna işaret edilerek, bu iki ülkenin küresel LNG arzının yaklaşık beşte birini karşıladığı belirtildi. Bu nedenle boğazdaki kesinti, Katar ve BAE kaynaklı sevkiyat kaybını kısa sürede küresel LNG taşımacılığı ve teslimat piyasasına yansıttı.
Katar ve BAE kaynaklı sevkiyatlar durma noktasına geldi
GECF'ye göre, Orta Doğu'daki çatışmaların 28 Şubat 2026'da tırmanmasının ardından Hürmüz Boğazı'ndaki geçişlerin kesilmesi, Katar ve BAE'den LNG ihracatını durma noktasına getirdi,
Mart-haziran döneminde Katar'dan 300'ü aşkın, BAE'den ise yaklaşık 20 LNG kargosu piyasaya ulaşamadı. Yaklaşık 160 LNG gemisi Körfez'de mahsur kaldı veya Umman Körfezi'nde demirde beklemeye mecbur oldu.
Gemilerin yeni yük almak üzere yeniden piyasaya dönememesi, spot piyasadaki kullanılabilir gemi kapasitesini daralttı.
Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı güzergahındaki güvenlik riskleri de LNG gemilerinin Ümit Burnu çevresindeki daha uzun rotalara yönelmesine neden oldu.
Rapora göre, bu rota değişikliği, Atlantik Havzası ile Asya-Pasifik arasındaki LNG seferlerine 15 ila 20 gün ekledi. Gemilerin daha uzun süre seferde kalması, aynı miktarda LNG'nin taşınması için daha fazla gemiye ihtiyaç duyulmasına ve spot piyasadaki kapasitenin azalmasına yol açtı.
Süveyş Kanalı'nı kullanan LNG gemisi sayısı 2021'de 509 iken 2025'te 140'a geriledi. Aynı dönemde Panama Kanalı'nı kullanan LNG gemisi sayısı da 251'den 32'ye düştü. Böylece Ümit Burnu, küresel LNG ticaretinde başlıca alternatif güzergahlardan biri haline geldi.
Günlük gemi kiralama bedeli 235 bin dolara çıktı
Kullanılabilir gemi kapasitesindeki daralmanın ardından üç yakıtlı dizel-elektrik (TFDE) tipi LNG gemilerinin günlük spot kiralama bedeli, şubat başındaki 5 bin dolardan mart başında 235 bin dolara yükseldi.
GECF, bu seviyenin LNG gemi kiralama piyasasında 2022 enerji krizinin zirvesinden bu yana görülmediğini bildirdi.
TFDE tipi gemilerin aylık ortalama günlük kiralama bedeli şubattaki 18 bin dolardan martta 108 bin dolara çıktı. Buhar türbinli gemilerin aylık ortalama günlük kirası ise aynı dönemde 3 bin dolardan 50 bin dolara yükseldi.
Katar'ın uzun vadeli LNG sözleşmeleri kapsamında çalışan bazı gemilerin ihracattaki düşüş nedeniyle spot piyasada kullanılabilir hale gelmesiyle kapasite sıkışıklığı nisandan itibaren kısmen hafifledi.
Uzayan seferlerin yakıt tüketimini artırması ve Hürmüz'deki kesintinin ardından ham petrol fiyatlarının yükselmesi, deniz yakıtı maliyetlerine de yansıdı.
LNG filosunun kullandığı ortalama deniz yakıtı fiyatı martta bir önceki aya göre yüzde 73 artarak ton başına 800 doların üzerine çıktı. GECF'ye göre bu, 2022 enerji krizinin zirvesinden bu yana kaydedilen en yüksek seviye oldu.
Ümit Burnu'na yönelen gemilerin yakıt ikmal talebini sınırlı sayıdaki limanda yoğunlaştırması da deniz yakıtı primlerinin yüksek kalmasında etkili oldu.
Tek geçişin savaş riski sigortası 25 milyon dolara ulaştı
Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik riskleri, LNG taşımacılığının sigorta maliyetlerini de önemli ölçüde artırdı.
Çatışmalar öncesinde geminin gövde ve makine değerinin ortalama yüzde 0,25'i düzeyinde olan ek savaş riski primi, Hürmüz Boğazı geçişlerinde yüzde 5 ila yüzde 10 aralığına yükseldi.
Böylece 250 milyon dolar değerindeki bir LNG gemisinin Hürmüz Boğazı'ndan tek geçişi için savaş riski sigortası maliyeti 25 milyon dolara kadar çıktı. LNG yüklerine yönelik sigorta primleri de çatışmaların en yoğun döneminde kargo değerinin yüzde 10 ila yüzde 20'sine ulaştı.
Uzayan rotalar ile artan gemi kiralama, yakıt ve sigorta giderleri, LNG'nin tüketici piyasalarına teslim maliyetini de yükseltti.
ABD Körfez kıyısından Güneybatı Avrupa'ya LNG taşıma maliyeti, 2025'in ikinci çeyreğinde milyon İngiliz ısı birimi (MMBtu) başına 0,6 dolar iken 2026'nın aynı döneminde 1,1 dolara yükseldi.
ABD LNG'sinin Ümit Burnu üzerinden Kuzeydoğu Asya'ya taşınma maliyeti de aynı dönemde MMBtu başına 1,8 dolardan 3,6 dolara çıktı. Panama Kanalı üzerinden yapılan sevkiyatların 2026'nın ikinci çeyreğindeki ortalama maliyeti ise MMBtu başına 2,8 dolar olarak hesaplandı.
ABD Körfez kıyısından Kuzeydoğu Asya'ya Panama Kanalı üzerinden yapılan sevkiyatlarda taşıma maliyeti, Temmuz 2025'te MMBtu başına 1,6 dolar iken Mart 2026'da yaklaşık 5 dolara ulaştı. Böylece navlunun toplam LNG teslim fiyatındaki payı yüzde 13'ten yaklaşık yüzde 25'e yükseldi.
Maliyetler zirveden geriledi ancak yıllık bazda yüksek kaldı
Marttaki zirvenin ardından gemi kiralama ve yakıt maliyetlerinde kısmi gerileme yaşansa da haziran verileri, seviyelerin geçen yılın belirgin biçimde üzerinde kaldığını gösterdi.
TFDE tipi LNG gemilerinin ortalama spot kiralama bedeli, haziranda günlük 60 bin 700 dolara ulaştı. Bu seviye, bir önceki aya göre yüzde 1, Haziran 2025'e göre ise yüzde 243 daha yüksek gerçekleşti.
İki zamanlı tahrik sistemine sahip LNG gemilerinin günlük ortalama kira bedeli 87 bin 400 dolara çıkarak yıllık bazda yüzde 171 artarken buhar türbinli gemilerin ortalama günlük kira bedeli 28 bin 100 dolara ulaşarak yüzde 806 yükseldi.
Deniz yakıtının ortalama fiyatı, haziranda aylık bazda yüzde 15 gerileyerek ton başına 680 dolara indi. Buna rağmen fiyat, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 33, son 5 yılın haziran ayı ortalamasına göre ise yüzde 8 daha yüksek kaldı.
Bazı ana LNG rotalarındaki spot taşıma maliyetleri mayısa göre gerilese de Haziran 2025 seviyelerinin belirgin üzerinde seyretti.
GECF, 2030'a kadar küresel ölçekte yaklaşık 250 milyon ton/yıl yeni LNG sıvılaştırma kapasitesinin devreye alınmasını bekliyor.
Yeni kapasitenin yaklaşık yarısının ABD Körfez kıyısında yoğunlaşmasının Panama Kanalı üzerindeki baskıyı artırabileceği değerlendirilirken Kanada ve Meksika'nın Pasifik kıyılarındaki terminallerin Kuzey Amerika LNG'sinin Asya pazarına doğrudan ulaşmasını sağlayacağı, Afrika'da devreye alınacak yeni projelerin ise Avrupa ve Asya için alternatif tedarik güzergahları oluşturacağı öngörülüyor.
İlginizi Çekebilir