Türkiye'nin ham çelik üretimi yüzde 5,3 arttı
EKONOMİTürkiye'nin ham çelik üretimi ocak-mart döneminde yıllık bazda yüzde 5,3 arttı
Türkiye'nin ham çelik üretimi ocak-mart döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,3 artarak 9,7 milyon tona yükseldi.
Türkiye Çelik Üreticileri Derneğinden (TÇÜD) aldığı bilgiye göre Türk çelik sektörü yılın ilk çeyreğini üretim ve tüketimde artışla tamamladı.
Türkiye'nin ham çelik üretimi martta geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 6,4 yükselişle 3,3 milyon tona çıktı. Yılın ilk çeyreğinde de üretim yüzde 5,3 artışla 9,7 milyon tona ulaştı.
Nihai mamul tüketimi ise martta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 20,9 artarak 3,2 milyon ton, yılın ilk çeyreğinde de yüzde 8,9 yükselişle 9,9 milyon ton olarak hesaplandı.
Dış ticaret verileri
Çelik ürünleri ihracatı martta, geçen yılın aynı ayına kıyasla miktar yönünden yüzde 5 artışla 1,5 milyon ton, değer yönünden de yüzde 0,5 yükselişle 1 milyar dolar oldu.
İhracat, ocak-mart döneminde 2025'in aynı dönemine kıyasla miktar itibarıyla yüzde 6,8 azalışla 3,5 milyon ton, değer itibarıyla da yüzde 9,4 gerileyerek 2,3 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.
Çelik ürünleri ithalatı ise martta 2025'in aynı ayına göre miktar yönünden yüzde 38,2 artışla 1,6 milyon ton, değer yönünden de yüzde 23,4 yükselişle 1,1 milyar dolar olarak kayıtlara geçti.
İthalat, ocak-mart döneminde de geçen yılın aynı dönemine kıyasla miktar itibarıyla yüzde 2,6 artışla 4,3 milyon tona çıkarken değer itibarıyla yüzde 1,5 azalarak 3 milyar dolara geriledi.
Geçen yılın ilk çeyreğinde yüzde 84,5 olan ihracatın ithalatı karşılama oranı, bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 77,8 olarak kaydedildi.
Türk çeliği Avrupa'da görünür hale geldi
TÇÜD Genel Sekreteri Veysel Yayan, Körfez Bölgesi ve Orta Doğu'daki gerilimlerin küresel tedarik zincirlerini yeniden şekillendirdiğini söyledi.
Özellikle Çinli üreticilerin maliyet baskısı nedeniyle siparişler konusunda daha ihtiyatlı davranmalarının Türkiye açısından yeni bir fırsat penceresi araladığına dikkati çeken Yayan, şunları kaydetti:
"Coğrafi yakınlık ve kalite avantajı Türk çeliğini Avrupa pazarında daha görünür hale getirdi. Hurda ve enerji fiyatlarındaki hızlı yükseliş ile navlun ve sigorta giderlerindeki artış, üretim maliyetlerini yukarı yönlü baskılarken sektörün rekabet gücünü zorlayan temel unsurlar arasında öne çıktı. Diğer taraftan, Avrupa Birliği tarafından kabul edilen ithalatı sınırlamaya yönelik yeni düzenlemeler, sektörün en önemli gündem maddelerinden biri olarak ön plana çıktı. Çin'in ardından Hindistan ve Endonezya büyümelerini çelik sektöründeki gelişmeler üzerine inşa ettiğini, Birleşik Krallık ise çelik sektörünü kritik sektör ilan ederek kota seviyelerini yüzde 60 düşüreceğini açıkladı. Korumacılığın çelik sektöründe gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere hızla yayıldığı bu dönemde, Türkiye'nin de çelik sektörünü dampingli ithalata karşı daha aktif bir şekilde koruması hayati önem taşıyor."
İlginizi Çekebilir